Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2017/22446 E. 2018/548 K. 18.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/22446
KARAR NO : 2018/548
KARAR TARİHİ : 18.01.2018

Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılaması suçundan sanık … hakkında 14.10.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı TCK.nun 245/3. madde ve fıkrası uyarınca hükümlülüğüne dair; MERSİN 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2015 gün ve 2015/68 esas, 2015/68 karar sayılı hükmünün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın …’ye ait nüfus cüzdanı fotokopisiyle katılan bankadan kredi kartı çıkartıp, bu kartla hem ATM’den nakit para çekmek hem de alışveriş yapmak suretiyle haksız kazanç sağlamak şeklinde oluşan eylemlerinin kül halinde 765 sayılı TCK.nun 504/3. madde ve fıkrasında öngörülen tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla zincirleme dolandırıcılık, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun ise 245/2…3. maddelerinde düzenlenen sahte kredi kartı üretme ve kullanma suçlarını oluşturduğu anlaşılmakla;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 504/3. maddesi ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 245/2…3. maddelerine uygun suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin ve karşılaştırma yapmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de usul ekonomisi gözetilerek ve 765 sayılı TCK.nun 504/3 maddesinin 5237 sayılı Yasanın olaya uygulanması gereken ilgili maddelerine göre açıkça lehe olduğunun anlaşılması karşısında da 5252 sayılı TCK.nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9/3. maddesi uyarınca; görevsizlik kararı verilmemesi ve sanık lehine olan yasa belirlenmeden hüküm kurulması hususları bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki durma süresi de belirtilen olağanüstü zamanaşımı süresine eklendikten sonra suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE, 18.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.