Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2016/4529 E. 2018/352 K. 06.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4529
KARAR NO : 2018/352
KARAR TARİHİ : 06.02.2018

MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Tasarlayarak öldürmeye teşebbüs, eşini olası kastla yaralama, 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : 1- …’ı tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan; TCK.nun 82/1-a, 35/2, 29, 62, 53/1-2-3, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 7 ay 10 gün hapis cezası,
2- Eşini olası kastla yaralama suçundan TCK.nun 86/1, 21/2, 86/3-a-d, 87/3, 29, 62, 53/1-2-3, 63. maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası,
3- Ruhsatsız silah taşımak suçundan 6136 sayılı Yasanın 13/1, TCK.nun 62, 52, 53/1-2-3, 63, 54. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80.TL adli para cezası.

TÜRK MİLLETİ ADINA

6136 sayılı Yasaya muhalefet suçu yönünden; para cezasının belirlenmesinde, alt sınırın 30 gün olduğu gözetilmeden, 5 gün olarak belirlenerek, eksik para cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık …’ın, mağdur …’e karşı eyleminin, mağdur …’e karşı olası kasıtla yaralama, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarının sübutu kabul, sanık …’ın, mağdur …’e yönelik olası kasıtla yaralama ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarında oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin edilmiş, takdire ilişkin cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükümde eleştiri ve düzeltme, diğer suçlardan kurulan hükümlerde ise bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, katılanlar Ahmet ve Saadet vekillerinin takdiri indirimin yapılmaması gerektiğine, tahrik hükümlerinin uygulanmamasına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle,
1- Sanık …’ın 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelemesinde;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında, mahkemenin bu maddeyle yaptığı uygulamanın hukuka aykırı olduğu anlaşılmakta ise de;
Bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün “Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3. maddelerinin tatbikine” şeklinde değiştirilmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak ONANMASINA,
2- Sanık …’ın katılan …’e karşı eyleminden kurulan mahkumiyet hükmünün incelemesinde;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanık … ile katılan …’in, resmi nikahla evli bulunduğu, sanık …’ın olay tarihinden önceki haftalarda eşi Saadet’in cep telefonunun telefon kayıtlarından kuşkulanarak yaptığı inceleme ve araştırmada, eşi ile katılan arasındaki ilişkiyi öğrendiği, suç tarihinde sanığın katılan …’i evine yemeğe davet ettiği, yemekten sonra katılan … evden ayrılırken sanığın katılan …’e doğru silahla ateş etmeye başladığı, bu sırada ses üzerine kapı önüne gelen katılan …’in, sanığa engel olmak için onu dışarıda bırakarak, kapıyı kapatmaya çalıştığı, sanığın kapı aralığına ayağını koyarak ateş etmeye devam ettiği, açılan ateş sonucunda katılan …’in batın sol üst bölgede 2 adet, sağ uyluk medialde 1 adet olmak üzere toplam 3 adet isabet ile hayati tehlike geçirmeyecek basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde, katılan …’in ise sol el 3. parmak distalinden hayati tehlike geçirmeyecek basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, (2) orta derecede kemik kırığına yol açılacak şekilde yaralandığı anlaşılan olayda;
a- Tasarlamanın oluşabilmesi için, bir kimseye karşı belli bir suçu işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında tasarlamayı kabule elverişli makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar göstererek kararlaştırılan suçun işlenmesi gerekmekte olup, incelemeye konu somut olayda; tasarlamanın koşullarının bulunmadığı halde sanığın TCK’nun 81, 35. maddeleri ile cezalandırılması yerine, yazılı şekilde tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan 82/1-a, 35. maddeleri gereğince hüküm kurulması,
b- TCK’nun 29. maddesinin uygulanması sırasında, mağdurdan kaynaklanan söz ve davranışların ulaştığı boyuta göre asgari düzeyde indirim yapılmasının yeterli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde 2/3 oranında indirim tatbiki ile eksik ceza tayini,
Kabule göre de; TCK’nun 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak, makul bir ceza tayini yerine sadece hiç isabet olmayan hallerde uygulanabilecek şekilde 13 yıl cezaya hükmolunması,
3- Sanık …’ın katılan …’e karşı olası kasıtla yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelemesinde;
a- Olası kasıt ile işlenen suçlarda, koşullar bulunmadığı halde haksız tahrik nedeniyle indirim yapılması,
4- Sanık …’ın, mağdur …’e karşı eyleminin, mağdur …’e karşı olası kasıtla yaralama, suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinde; Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri doğrultusunda sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin, katılanlar Ahmet ve Saadet vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca, tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA, 06/02/2018 gününde oybirliği ile karar verildi.