YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21466
KARAR NO : 2015/13252
KARAR TARİHİ : 22.06.2015
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma ve Nafaka
Taraflar arasındaki “boşanma” davası ile davalı tarafından bağımsız olarak açılan “nafaka” davasının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (…) tarafından her iki dava ve diğer taraf yararına hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı(nın) aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece; “boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı (kadın) ağır kusurlu” bulunmuş, buna bağlı olarak diğer taraf yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu sonuca ulaşılırken; davalı-davacı(nın); 14.5.2013 tarihli oturumdaki “boşanmak istemediği” şeklindeki beyanının ve boşanma davasına karşı çıkmasının, diğer tarafın kusurlu tutum ve davranışlarının “affı” niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Oysa, davalı-davacı (kadın)ın boşanmak istemediği yönündeki beyanı tek başına, diğer tarafın kusurlu tutum ve davranışlarının “affı” anlamına gelmez. Gerçekleşen ve mahkemece de sabit kabul edilen mevcut olaylara göre, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların her ikisi de aynı oranda kusurlu olup, birini diğerinden baskın kusurlu kabul etmek mümkün bulunmamaktadır. Eşit kusurlu olan taraf yararına da Türk Medeni Kanununun 174. maddesi gereğince maddi ve manevi tazminata hükmedilemez. Bu husus nazara alınmadan, davacı-davalı (koca) yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
3-Davalı-davacı(nın), herhangi bir gelirinin ve mal varlığının bulunmadığı, boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan sebeple, davalı-davacı(nın) ağır kusurlu olmadığı gerçekleştiğine göre, Türk Medeni Kanununun 175. maddesi gereğince, yararına diğer tarafın mali gücü oranında uygun miktarda yoksulluk nafakası tayin ve takdiri gerekirken, isteğin reddi doğru olmamıştır.
4-Davalı-davacı(nın) ayrı yaşamakta ve nafaka talebinde haklı olduğu yapılan soruşturma ve toplanan delillerle gerçekleştiğine göre, Türk Medeni Kanununun 197. maddesine dayanan ve bağımsız açılıp, boşanma davasıyla birleştirilerek görülen nafaka davasının kabulü ile davalı-davacı yararına uygun miktarda tedbir nafakası tayini gerekirken, yetersiz gerekçe ile isteğin reddi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 2, 3 ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22.06.2015 (Pzt.)