YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/27360
KARAR NO : 2017/16627
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, 02/10/2007-25/06/2014 tarihleri arasında davalı…’nun sigortalısı ve bakım işçisi olarak diğer davalı …’e ait işyerinde çalıştığını, davalıların, davacıyı birlikte istihdam ettiklerini, davacının, davalı…’nun sigortalısı olmasına karşın çalışma süresi boyunca ….’de çalıştığını, emir ve talimatları …. yetkililerinden aldığını, esasen davalı işyerinde çalışan ve aynı işi yapan işçilerin ….,…,…. …., v.s şirketlere sigortalı olduklarını, aynı bölümde aynı işi yapan 5 işçinin 5 değişik şirkete sigortalı görünebildiğini, ana firmanın …. olduğunu, diğer firmaların kağıt üstünde olmaktan başka bir değeri olmadığı gibi davalı …’in internet sitesinde bu firmalar aynı zamanda ….’in markaları olarak göründüğünü, bu nedenlerle de davacının, gerçek işverenin … olmakla birlikte son dönem verilen Yargıtay kararları da gözetilerek davanın sigortalı göründüğü…’ya da açıldığını, davacının 25/06/2014 tarihinde kıdem ve ihbar tazminatı da ödenmeden işten çıkarıldığını, kendisine yazılı bir bildirim yapılmadığını, sözlü olarak ise verilen görevi yapmama feshe gerekçe olarak bildirildiğini, gerçek fesih nedeninin bambaşka olduğunu, davalı işyerinde çalışan işçilerin önemli bir bölümünün ekonomik ve sosyal haklarıyla çalışma koşullarının iyileştirilmesi amacıyla uzun süren bir örgütlenme çabasının ardından 2013/Ekim ayından itibaren … … Şubesine üye olduklarını, davacının da 2013/Aralık ayında üyeliğini gerçekleştirdiğini, bir süre sonra durumdan haberdar olan davalı işverenin var gücüyle sendikal örgütlenmeyi engellemeye çalıştığını, bu amaçla ilk etapta tümü sendikalı olan 12-13 kişinin işten çıkarıldığını, ardından yetkilileri aracılığıyla sürekli olarak “aramıza 3.kişileri sokmayalım” propagandasına başlandığını, bu yetmeyince sürekli olarak “biz olduğumuz sürece hiçbir sendika buraya giremez, üye olanları yavaş yavaş çıkaracağız” şeklinde tehditlere başladıklarını, bu arada üye olduklarını bildikleri işçileri de ciddi bir baskı altına aldıklarını, bu durumdaki işçiler daha önce ayda 60-70 saat fazla mesai yaparken artık mesai yaptırmamaya, iki de bir yerlerini değiştirmeye, hafta tatili gününü değiştirmeye, vardiyalı değilken vardiyaya çağırmaya, sürekli göz hapsinde tutmalara başladıklarını ve bunu uzun süre sürdürdüklerini, davacının da bu baskılardan yeterince nasibini aldığını, en sonunda da baskılara direnen davacının işten çıkarıldığını, davalı işverenin fesih sırasında sendikadan dolayı böyle davrandığını da açıkça ifade ettiğini, dolayısı ile feshin tek nedeninin sendikal çalışma olduğunu iddia ederek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere işe başlatmama tazminatının belirlenmesine, 4 aylık boşta geçen ücret ve diğer hakların tahsiline, masraf ve avukatlık ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davacının 02/10/2007-25/06/2014 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin İş Kanunu’nun 25. maddesinin 2-h. bendi uyarınca, davacının görevlerini yerine getirmemekte ısrar etmesi üzerine haklı sebeple müvekkil… şirketi tarafından feshedildiğini, ekte de sunmuş oldukları SGK Hizmet Listesinden de anlaşılacağı üzere müvekkil…. San. Tic. Ltd. Şti. Bordrosuna kayıtlı 29 çalışan bulunduğunu, bu kapsamda işe iade davasının reddi gerektiğini, davacıya 25/06/2014 tarihli görevlendirme yazısı ile işin ve işyerinin gereklerinden kaynaklanan işletmesel sebeplerden dolayı müvekkil şirketin yıl sonu itibariyle almayı hedeflediği ….. Kalite Belgesi nedeniyle, davacının özlük haklarında herhangi bir değişiklik yapılmaksızın, ….. Kalite Belgesi çalışmalarını yürütmek ve fabrika içerisinde yapılan çalışmaları sürdürmek amacıyla kurulan ekibe dahil edildiğini, iş bu görevlendirmenin davacının işve görev tanımında esaslı bir değişiklik teşkil etmediğini, söz konusu görevlendirme kararının işin ve işyerinin gereklerinden kaynaklanan işletmesel sebeplerden dolayı ve müvekkil şirketin yıl sonu itibariyle almayı hedeflediği …. Kalite Belgesi nedeniyle alındığını, davacı tarafın, müvekkil şirketler tarafından 12-13 kişinin işten çıkartıldığına yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davacının tek ve gerçek fesih sebebini oluşturan kendisine bildirilen görevleri yerine getirmediği gereğini görmezden gelerek, gerçek dışı iddialarda bulunmak suretiyle iş sözleşmesinin fesih sebebini Birleşik … Sendikasına üye olmasına dayandırıldığını, bu kapsamda haksız çıkar elde etmek amacıyla iş bu davayı ikame ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının yapılan görevlendirmeyi kabul etmemesi iddiası ile yapılan feshin haklı ve geçerli nedene dayanmadığı, işyerinde halen sendika üyesi çalışan olduğu gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve işine iadesine karar verilmiş, davacı vekilinin sendikal tazminat talebi ise reddedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Dosya içeriğine göre davacının iş sözleşmesinin yapılan görevlendirmeyi kabul etmemesi nedeniyle yapılan feshin haklı ve geçerli nedene dayanmadığı ayrıca davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine ilişkin verilen karar isabetlidir.
İşverence yapılan feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Sendikal tazminat 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25’inci maddesinde düzenlenmiş, işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin ikinci fıkrasında ise, işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.
İşverenin, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25’inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca iş sözleşmesini sendikal nedenlerle feshetmesi halinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 18, 20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.
Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla, işverence ekonomik veya teknolojik nedenlere dayalı bir fesih yoluna gidilmesi durumunda teknik yönden bu durumun araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.
Dosya içeriğine göre 02/03/2013 tarihinde sendikaya üye olan davacının iş akdi 25/06/2014 tarihinde feshedilmiştir.
Dosya içinde bulunan …’nın 02/09/2014 tarhli yazısında, davalı şirketlerde örgütlenme çalışmalarının 2013 Aralık ayında yoğunlaşması üzerine işyerinde çalışan büyük çoğunluğun sendikaya üye olduğu, işyerinde örgütlenme çalışmalarından haberdar olan işverenin, davacı da dahil 3 işçinin iş akdini feshettiği, 6 üyenin de istifa ettirildiği, işyerinde çoğunluk sağlanamadığından toplu iş sözleşme yetki tespiti başvurusunda bulunulamadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tanıkları, davacının sendikal örgütlenme konusunda aktif olarak çalıştığını ve iş akdinin bu nedenle feshedildiğini beyan etmişlerdir. Sendikanın yazı cevabı, davacı tanıklarının beyanları ve temyiz incelemesi dairemizce yapılan 2015/20124, 24929 ve 25305 esas sayılı dosyalarında mahkemelerince verilen sendikal tazminat taleplerinin kabulüne dair kararların onanması da dikkate alınarak davacının işyerinde sendikal faaliyetlerde bulunduğu, işveren tarafından bu durum öğrenildikten sonra iş akdinin feshedildiği anlaşılmaktadır. O nedenle mahkemece feshin sendikal nedene dayanmadığının kabulü isabetli değildir. Davanın sendikal tazminat yönünden de kabulü gerekir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı… San. Ve Tic. A.Ş’ye ait işyerindeki İŞİNE İADESİNE,
3. Davacının başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat miktarının sendikal fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 1 yıllık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yaptığı yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL ücreti vekaletin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak 25.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.