Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/4640 E. 2018/440 K. 18.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4640
KARAR NO : 2018/440
KARAR TARİHİ : 18.01.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-…. Şti. yetkilisi olan sanık … hakkında katılan adına sahte telefon hattı sözleşmeleri düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın aşamalarda suça konu sözleşmeleri kendisinin düzenlemediğini, sözleşmelerin alt bayiler tarafından düzenlediğini ve kendilerine gönderildiğini, sözleşmeleri kontrol edip aktivasyon işlemini yaptıklarını, müşteriyi ve kimliğini kendilerinin görmediğini savunarak atılı suçlamayı kabul etmemesi, … İletişim isimli işyeri yetkilisi olan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanık …’nın savunmasında; … isimli işyerinin alt bayi olarak faaliyet gösterdiklerini, hat taşıma işlemlerinde muhakkak şahsın kimliği ile başvurması gerektiğini, sahte sözleşme düzenlemediğini ifade etmesi, dosyada mevcut sözleşmelerin incelenmesinde, sözleşmeleri düzenleyen alt bayiilerin isim/kodlarının bulunması, sanığın yetkilisi olduğu şirket tarafından sadece aktivasyon işlemlerinin yapılması ve katılan adına düzenlenen abonelik sözleşmelerindeki imza ve yazıların sanığa ait olmadığının alınan bilirkişi raporuyla tespit edilmesi karşısında; sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve somut delil bulunmadığı halde beraati yerine hatalı gerekçeyle mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırı,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Hükümden sonra 19/02/2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz” ve 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükmü karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 56. maddesindeki düzenleme de gözetilerek, sanığa önödeme önerisinde bulunulması ve sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.01.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.