YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4802
KARAR NO : 2015/10568
KARAR TARİHİ : 05.11.2015
MAHKEMESİ : …Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasında … 4. Asliye Hukuk ve … 3. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığın trafik kazası sonucu davacılar murisinin vefatı nedeniyle kaynaklanan tazminatın davalılardan ve davalı … şirketinden tahsili istemine ilişkin olduğu, davanın, Türk Ticaret Kanununun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
Asliye Ticaret Mahkemesince ise, davalı tarafından; cevap süresi içerisinde iş bölümü itirazında bulunulmamıştır. Süresi içerisinde, iş bölümü itirazında bulunulmamasına rağmen asliye hukuk mahkemesi tarafından davanın ticari dava olduğu gerekçesiyle ticaret mahkemesine gönderme kararı verilmiştir. Dava tarihi itibariyle; asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemesi arasındaki ilişki görev değil iş bölümü ilişkisidir. Asliye hukuk mahkemesince süresi içerisinde, iş bölümü itirazında bulunulmadan görevsizlik kararı verilmesi, Kanunun emredici hükmüne aykırıdır. Uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükteki 6762 sayılı TTK uyarınca ayrı ticaret mahkemesi bulunan yerlerdeki ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki (görev değil) iş bölümüne ilişkindir. İş bölümü itirazı yalnız ilk itiraz olarak ileri sürülebilir (TTK 5. md., HUMK md. 187). İlk itiraz olarak ileri sürülmeyen iş bölümü itirazının mahkemece kabul edilmemesi gerekir.
İş bölümü itirazının uygun bulunması halinde mahkemece dava dosyasının ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilir. Gönderme kararı nihai bir karardır. Mahkeme bu karar ile davadan elini çeker. Gönderme kararı ile dava sona ermeyeceğinden temyizi kabil kararlardan değildir. Gönderme kararı usûlüne uygun şekilde verilmesi halinde (ilk itiraz olarak ileri sürülmesi ve mahkemece uygun görülmesi) gönderilen mahkemeyi bağlar ve gönderilen mahkeme bu davaya bakmak zorundadır. Ancak, gönderilen mahkemenin davaya bakma zorunluluğu iş bölümü itirazının ilk mahkemede süresinde yapılması hali ile sınırlıdır.
TTK’nın 5/1. maddesinde, “Aksine hüküm olmadıkça dava olunan şeyin değerine göre asliye hukuk veya sulh hukuk mahkemesinin ticari davalara dahi bakmakla vazifeli olduğu” 5/3 maddesinde, “Bir davanın ticari veya hukukî mahiyeti itibariyle iş sahasına girip girmediğinin yalnızca iptidai itiraz şeklinde taraflarca dermeyan olunabileceği,” 5/son maddesinde ise, “Vazifesizlik sebebiyle dava dilekçesinin reddi halinde yapılacak muamelelere ve bunların tabi oldukları müddetlere dair usul hükümleri iş sahasına ait iptidai itirazın kabulü halinde de tatbik olunur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Yine, TTK’nın 5. maddesinde, ikinci fıkrada yazılı hallerde, münhasıran iki tarafın arzularına tabi olmayan işler hariç olmak üzere, bir davanın ticari veya hukukî mahiyet itibariyle mahkemenin iş sahasına girip girmediği yalnız iptidai itiraz şeklinde taraflarca dermeyan olabileceği hüküm altına alınmıştır. Münhasıran iki tarafın arzusuna tabi olmayan işlerle ilgili davalara mutlaka kanunda gösterilen mahkemelerde bakılır ve bu davalara ilişkin işbölümü itirazı ilk itiraz değildir. Bu davalar, tarafların sulh olamayacakları ve üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri davalardır. İflas davaları ticaret mahkemesi bakımından, münhasıran iki tarafın arzusuna tabi olmayan davalardandır. Bu davalara ilişkin işbölümü itirazının ilk itiraz olarak ileri sürülmesi şart değildir. Taraflar yargılama bitinceye kadar iş bölümü itirazında bulunabilirler. Mahkeme de davanın her aşamasında kendiliğinden ve dava dosyasının iş bölümüne sahip mahkemeye gönderilmesine karar verir (Baki Kuru, HUMK 6. Baskı, Cilt I, sh. 715).
Buna göre; mahkemece, sadece münhasıran iki tarafın arzularına tabi olmayan işlerde yani tarafların sulh olamayacakları ve üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri davalarda işbölümü itirazının ilk itiraz olarak ileri sürülmesi şart değildir. Bu davalar dışındaki ikinci fıkrada yazılı hallerde bir davanın ticari veya hukukî mahiyet itibariyle mahkemenin iş sahasına girip girmediği yalnız iptidai itiraz olarak ileri sürülebilir.
Somut olayda ise, davanın 03/05/2012 tarihinde açıldığı, davalı tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde iş bölümü itirazında bulunulmadığı, ancak mahkemece 6100 sayılı HMK’nın 114/c ve TTK’nın 5/3. maddeleri uyarınca mahkemenin görev hususunu re’sen incelemesi gerektiği nedeniyle dosyanın asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmış ise de, dava tarihi itibariyle yürülükte bulunan TTK’nın 5. m. ve HUMK’nın 187. maddelerine göre iş bölümü itirazı bulunulmadan verilen görevsizlik kararının bağlayıcı olmadığı, dava tarihinden sonra yürülüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 448 ve geçici 1. maddesinin birinci fıkrasına göre bu Kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri, Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalarda uygulanamayacağı anlaşıldığından davanın ilk açıldığı asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 05/11/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.