Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/9004 E. 2015/5589 K. 21.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9004
KARAR NO : 2015/5589
KARAR TARİHİ : 21.04.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … (Kapatılan) 24. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/07/2013 tarih ve 2012/240-2013/200 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/04/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında davalıya ait işletme içindeki bir bölümün … adı altında işletilmesi konusunda 30.01.2006 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme imzalanırken davalıya ait işletmenin ruhsatının bulunduğu bildirilerek müvekkiline gösterildiğini, ancak bunun önceki bir şirkete ait olduğunu sonradan öğrendiklerini, ruhsatın bulunmadığının öğrenilmesi üzerine 12.05.2006 tarihinde davalı ile ek sözleşme imzalandığını, müvekkilinin ruhsat alınacağına güvenerek 34.751,91 TL masraf yaptığını, işletme ruhsatının bulunmaması ve şebeke suyunun kesik olması nedeniyle müvekkilinin tankerlerle getirdiği taşıma suyla sorunu gidermeye çalıştığını, ancak taşıma suyunun işletmede hijyen ve temizliğin sağlanmasına yeterli olmadığı için müşterilerinin hoşnutsuz olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini, ruhsat alınmaması nedeniyle işletmenin mühürlenmesi sonucu müvekkili şirketin elde etmesi gereken kârdan mahrum kaldığını, müvekkilinin davalıya sözleşmeyle kararlaştırılan 59.000 Euro işletme kullanma bedelinin 25.000 Euro’sunu peşin, geri kalanının ise 15.07.2006 tarihli 24.000 TL ve 15.08.2006 tarihli 24.675 TL bedelli 2 çek ile ödendiğini ileri sürerek, ıslahla 55.816,00 TL kullanım bedeli, 15.787,40 TL tadilat bedeli, 10.912,04 TL mahrum kalınan kar ve 9.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 91.515,44 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilleri …, … ve …’ın pasif dava ehliyeti olmadığını, davacı ile imzalanan sözleşmede imzalarının bulunmadığını savunarak müvekkilleri gerçek kişiler yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle müvekkili şirket yönünden de davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ile davalı şirket arasında dava konusu mekanın işletilmesi konusunda sözleşme imzalandığı, davalı gerçek kişiler davalı şirketin ortağı olup bu sözleşmenin tarafı olmadıklarından davalılardan tazminat talep edilemeyeceği, davacı vekili şirket ortağı davalıların sözleşmeyi münferiden de imzaladıklarını ve 30.01.2006 tarihli sözleşmenin 12. maddesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefilin sorumluluğunun da kararlaştırıldığını ileri sürmüş ise de sözleşmenin 12. maddesinde işletmeci olarak davacı şirket ve davacı şirketin kefili olarak sözleşmeye imza atanların sorumluluğunun düzenlendiği, davalı şirket ortaklarının davalı şirketin kefili olarak sözleşmeyi imzalamadıkları, müşterek ve müteselsil kefil olarak sorumluluklarının bulunmadığı, davacı şirket ile davalı şirket arasında dava konusu mekanın işletilmesi konusunda 30.01.2006 tarihli sözleşme ile 11/05/2006 tarihli ek sözleşme imzalandığı, dava konusu mekanın ruhsatının bulunmadığı, su sorunun da giderilmediği, işletmenin 7 kez mühürlendiği, davacının 14.07.2006 tarihli ve 28.06.2006 tarihli ihtarlarında davaya konu mekanın ruhsatının bulunmadığı, su sorununda giderilmediği ve işletmenin 4. kez mühürlendiği bildirilerek sorunların giderilmesinin davalı şirketten ihtaren talep edildiği, taraflar arasında imzalanan 12.05.2006 tarihli ek sözleşme ile ruhsat alınamamasının sonuçlarının düzenlendiği, taraflar arasındaki 12.02.2006 tarihli sözleşmeye atıf yapılarak ek sözleşmenin 2. maddesinde sözleşme konusu mekanın 15.06.2006 tarihinde yasal olarak fiilen (ruhsat alınarak ve elektrik sorunu çözülerek) açılmadığı takdirde davalı şirketin almış olduğu 25.000 Euro ve KDV nakit bedeli ve aldığı 2 adet çeki iade edileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme içeriğinden davacının davalıya dava konusu yerin işletilmesi konusunda bedel ödediği ve bu yere birtakım dekorasyan masrafları yaptığının anlaşıldığı, davacının ödediği bedel ile ruhsat alınmaması nedeniyle yoksun kaldığı kar ve yaptığı dekorasyon masraflarını istemekte haklı olduğu, davacının dava konusu yeri işlettiği dönemde kar elde etmesi dikkate alınarak ödediği bedelin ve tadilat masrafının %50’sinin iade edilmesi gerektiği, davacının mekanı işlettiği dönemde ruhsat alınamaması ve kesintisiz işletilememesi ve su borcu nedeniyle sözleşme bedeli olarak 47.908,00 TL, tadilat bedeli olarak 13.113,55 TL ve kar mahrumiyeti olarak 10.173,27 TL olmak üzere toplam 71.194,82 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalılar …, …, … hakkındaki maddi ve manevi tazminat davasının pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davalı şirket hakkındaki maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 71.194,82 TL’nin faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline davalı şirket hakkındaki manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki (3) ve (4) nolu bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, dava taraflar arasında imzalanan sözleşmeler uyarınca davalıya teslim edilen mekanın işletme ruhsatının alınamaması nedeniyle işletilememekten kaynaklanan kar kaybı, mekana yapılan masrafların ve kullanım bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davalı gerçek kişiler yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş ise de 11.05.2006 tarihli “ek sözleşme” başlıklı sözleşme metni incelendiğinde sözleşmenin 7. maddesinde “işbu 7 maddelik sözleşme, ana sözleşmenin ayrılmaz bir bütünü olup koşulları her iki şirket ve bu şirket yetkililerince ayrı ayrı kabul ve taahhüt edilerek 11.05.2006 tarihinde birlikte imza altına alınmıştır”. hükmü düzenlenmiştir. Sözleşmenin altında da davalılar …, … ve …’ın isimlerinin yanında ayrı ayrı imzaları bulunmaktadır. Bu itibarla mahkemece davalı gerçek kişilerin de sözleşme ile sorumluluk altına girdikleri kabul edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken haklarındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Taraflar arasında dava konusu mekanın işletilmesi konusunda 30.01.2006 tarihli sözleşme ile 11/05/2006 tarihli ek sözleşme imzalandığı, dava konusu mekanın işletme ruhsatının alınamadığı, su sorunun da giderilmediği, işletmenin bir çok defa mühürlendiği, davacının dekorasyon masrafı yaptığı ve sözleşmede kararlaştırılan ödemeleri yaptığı dosya kapsamı ile sabittir. 11.05.2006 tarihli ek sözleşmede dava konusu mekan için işletme ruhsatı alınamamasının sonuçları düzenlenmiştir. Başka bir ifade ile ruhsat alınmaması halinde tarafların sözleşmeyi ne surette tasfiye edecekleri öngörülmüştür. Sözleşme hükümleri incelendiğinde mekanın 2006 yılı sezonu için kullanma bedeli olarak davacı tarafından davalıya 25.000 Euro+KDV’nin nakit olarak ödendiği, bakiye için 15.07.2006 tarihli 24.000 TL ve 15.08.2006 tarihli 24.675 TL bedelli çeklerin verildiği, sözleşme konusu mekanın ruhsat alınıp 15.06.2006 tarihinde fiilen açılamaması halinde davalının almış olduğu nakit bedeli ve anılan çekleri iade edeceği, davacının dekorasyon masrafı olarak en fazla 30.000 TL talep edebileceği düzenlenmiş olup davacının kar kaybı talep edebileceğine dair hüküm bulunmamaktadır. Bu itibarla davacı tarafın kar kaybına ilişkin talebinin reddine karar verilmek gerekirken anılan husus nazara alınmadan kar kaybına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin kar kaybı hesabı ve miktarına yönelik diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 21/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.