YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12898
KARAR NO : 2017/3883
KARAR TARİHİ : 17.05.2017
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı … Gömlek ve … San. A….nin müvekkili banka bünyesinde devren birleştirilen … Bank’tan genel kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandığını, diğer davalıların ise bu kredilerde kefil sıfatıyla yer aldıklarını, müvekkilinin kredi sözleşmeleri uyarınca alacağını tahsil için başlattığı icra takibine davalıların itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar … Gömlek A.Ş., … Boya Baskı A.Ş. yetkili temsilcisi … şirketleri temsilen ve kendi adına, genel kredi sözleşmelerinin 13.12.1995 – 26.07.1998 tarihleri arasında olduğunu, takip tarihine göre aradan 13-16 yıllık bir zaman geçtiğini, zamanaşımının ise 10 yıl olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, dava açıldığı sırada yürürlükte olan 5411 sayılı Yasa’nın 141. maddesinin geçmişe yönelik olarak Fon alacakları bakımından uygulanmasını düzenleyen geçici 16. maddenin Anayasa Mahkemesi’nin 04/06/2014 tarihli kararı ile iptal olunduğu, kararın yasama organına yeni düzenleme süresi tanıyan türde bir karar değil derhal yürürlüğe girecek nitelikte olduğu, buna göre 5411 sayılı Yasa’nın 141. maddesindeki 20 yıllık zamanaşımı süresinin geriye dönük olarak uygulanması imkanının kalmadığı, bu durumda zamanaşımına ilişkin genel hükümlere müracaat etmek gerekeceğinden yürürlükteki Borçlar Kanununun 146. maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresinin dava konusu bakımından uygulanmasının mümkün olduğu, dava konusu kredi sözleşmesinden kaynaklı borç bakımından 11.08.1998 tarihinde noter kanalıyla yapılan ihtarattan sonra zamanaşımını kesen veya durduran başkaca bir işlem yapılmadığı, davaya konu icra takibinin ise 28.02.2013 tarihinde başlatıldığı, dolayısıyla zamanaşımını kesen en son işlem olan 11.08.1998 tarihli ihtarname ile icra takibinin başladığı 2013 yılına kadar 10 yıllık zamanaşımını kesen veya durduran başka bir neden olmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 17/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.