Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/6397 E. 2017/16921 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6397
KARAR NO : 2017/16921
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, bir kısım aylık ücret, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılardan …. Elektrik Dağıtım A.Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 10.07.2006-16.07.2013 tarihleri arasında davalılardan asıl işveren …. Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye ait işyerinde diğer davalı … Hizm. Ltd. Şirketi nezdinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, bir kısım aylık ücret ve yıllık izin ücreti alacağının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Hizm. Ltd. Şirketi vekili, davacının 01.03.2013 tarihinde çalışmaya başladığını, özel güvenlik hizmet alım sözleşmesinin diğer davalı asıl işveren …. Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından tek taraflı feshedildiğini, bir alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı …vekili ise, davacının idare bünyesinde hiç çalışmadığını, tüm sorumluluğun davalı şirkette olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak olarak fesh edildiği buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı ayrıca fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacağı da olduğu ancak ücreti ödendiğinden bu talebin yerinde olmadığı, iki davalının asıl-alt işveren ilişkisi nedeniyle davacı alacaklarından birlikte sorumlu oldukları gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı …Ş. vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı …Ş. vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, dava dilekçesinde “kullandırılmayan çoğunluğu son yıldan olmak üzere en az 23 günlük izin hakkı olup alacağı olduğunu” açıklamış olup Mahkemece alınan bilirkişi kök raporunda bu beyana göre 23 gün için yıllık izin ücreti hesabı yapılmıştır. Hesaplamaya davacı taraf itiraz ederek davada fazla hakkın saklı tutulduğunu ve buna göre hak kazanılan tüm izin süresi dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bunun üzerine hazırlanan ve Mahkemece itibar edilen ek raporda, davacının tüm hizmet süresine göre 110 gün yıllık izne hak kazandığı, bu izinlerin kullandırıldığı yada ücretinin ödendiğine yönelik belge de olmadığı, gerekçesi ile alacak hesabı yapılmıştır.
Mahkemece, 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesi gereği davayı aydınlatma görevi kapsamında davacının yıllık izinle ilgili talebi açıklattırılmadan alacağın tespiti hatalıdır.
Mahkemece yapıcak iş, dava dilekçesindeki “son yıl dışındaki izinlerin ağırlıklı olarak kullanıldığı, büyük çoğunluğu son yıla ait olmak üzere en az 23 gün yıllık iznin kullanılmamış olduğuna” ilişkin beyanının davaçı tarafça somutlaştırılmasını istemektir.
Dava dilekçesindeki açıklama karşısında davacının hiç izin kullanmadığı hatta son yıl hariç diğer yıllarda kullanılmayan izinlerin kullandırılandan fazla olduğu kabul edilemez. Bu itibarla izin konusunda davacı asıl isticvap hükümlerine göre dinlenilmeli, dava dilekçesindeki açıklama ile tutarlı bir izahat yapması halinde beyanına itibar olunmalıdır. Dava dilekçesindeki açıklama ile çelişecek beyanda bulunması halinde ise somut olarak söylenilen süre gözetilerek kullanılmayan yıllık izin süresi 23 gün kabul edilerek sonuca gidilmelidir.
3- Taraflar arasında, davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı hususunda uyuşmazlık vardır.
Davacı, işyerinde 3’lü vardiya sistemi ile çalışıldığını kabulle birlikte haftada 12 saat fazla çalışma yaptığını iddia etmiş iddiasını ispat bakımından da tanık dinletmiştir.
İşyerinde 3’lü vardiya ile çalışılması halinde kural fazla çalışma yapılmadığıdır. Dinlenen tanıklar 3’lü vardiyayı açıklamakla birlikte ara dinlenmesi olmadığını söylediklerinden Mahkemece itibar edilen bilirkişi raporunda haftada 3 saat fazla mesai yapıldığı kabul edilerek alacak hesaplanmıştır. Ara dinlenmesi olmadan çalışıldığını söyleyen davacı tanıklarının işverenle davaları bulunduğundan beyanlarına ihtiyatla yaklaşımalıdır. Bu beyanlar dışında delil olmadığından ara dinlenmesi yapıldığı kabul edilerek davacının haftada 6 gün süre ile günlük 7 saat çalışma yaptığı ve toplam haftalık çalışmasının 42 saat olduğu kabul edilerek fazla çalışma alacağına yönelik talebin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
4- Dava kısmi dava niteliğinde olup kıdem tazmiatı dışındaki alacaklar için işleyecak faizde dava-ıslah ayrımı yapılmaması hatalıdır. Kaldı ki Dairemiz uygulamasına göre belirsiz alacağın bir türü olan külli tespit kısmi eda davalarında da faiz başlangıcı bakımından aynı durum söz konusudur.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.