YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22841
KARAR NO : 2017/27873
KARAR TARİHİ : 06.12.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait iş yerinde 01.07.2007 tarihinde işe başladığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 31.03.2012 tarihinde feshedildiği gerekçesi ile bir kısım işçilik alacaklarını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kendi isteği ile dava dışı iş yerinde çalışmaya başladığını, herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının 18.11.2007 – 31.03.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, davacı tarafından iş akdinin davalı işverence feshedildiğinin iddia edildiği, Mahkemece feshin işveren tarafından yapıldığı kabul edilmiştir. Feshin haklı bir nedene dayandığının ispat yükü davalı işverende olup bu husus ispat edilemediğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı,
Davacının hak kazandığı ve işverence kullandırıldığı yahut karşılığının ödendiği yöntemince ispatlanmayan yıllık izin ücreti alacağı talebi kabul edilmiş, yine davacının tanık beyanları ile ispatlanan fazla çalışma ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil alacağı davalının zamanaşımı itirazı da dikkate alınmak suretiyle %30 takdiri indirim yapılarak kabul edilmiş ve davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle temyiz edenin sıfatına ve temyiz nedenlerine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda; davacı, davalı şirkette 01.07.2007-31.03.2012 tarihleri arasında çalışmış olup, duruşmada dinlenen tanıklar davacının davalı şirketin … şubesindeki 27.10.2011 tarihine kadar olan çalışmasına yönelik beyanda bulunmuşlardır. Davacının fazla mesai ücretine ilişkin taleplerine yönelik ispatının 27.10.2011 tarihine kadar olduğu, hesaplamanın bu tarihe kadar yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. Fazla mesai alacak hesabının 31.03.2012 tarihine kadar yapılması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 06/12/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.