YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5672
KARAR NO : 2018/1320
KARAR TARİHİ : 15.02.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Olay tarihinde sanığın işyerinde kofreden gizli hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullandığına dair tutanak düzenlendiği,sanığın savunmasında 2009 yılının 11. Ayında kiracı olarak suça konu işyerinde faaliyette bulunmaya başladığını, sayaçtaki harici hattan haberinin olmadığını belirttiği, keşif sonrası alınan 15.10.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre suç tarihi öncesi 26.03.2010 tarihine kadar sayaçtaki günlük tüketimin 130 kwh olduğu, 26.03.2010 tarih ile suç tarihi olan 28.05.2010 tarihleri arasındaki 2 aylık dönemde ise gün içi tüketim 52 kwh olarak ani bir şekilde düştüğünün belirtilmesi karşısında, 26.03.2010 ila 28.05.2010 tarihleri arasındaki tüketimlerdeki bariz düşüşün nedeni sanıktan sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2-Sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğunun anlaşılması halinde; 02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını
gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ihtar yapılmaksızın yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 15/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.