Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/1864 E. 2015/10308 K. 20.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1864
KARAR NO : 2015/10308
KARAR TARİHİ : 20.04.2015

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan örnek (7) ilamsız icra takibinde ödeme emri, borçluya 19.04.2010 tarihinde, Tebligat Kanunu’nun 2l. maddesine göre tebliğ edilmiş, borçlu ödeme emrine 16.10.2014 tarihinde muttali olduğunu belirterek tebliğ tarihini bu şekilde düzeltilmesini talep etmiştir.
Tebligat Kanunu’nun 20, 21. maddeleri ve Tebligat Tüzüğü’nün 28.maddesi uyarınca muhatap veya adına tebligat yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta ve memurlardan tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerektiği belirtilmiştir.Muhatabın adreste bulunmaması halini düzenleyen Tebligat Tüzüğünün 28. maddesine ilişkin HGK’nun 22.12.2004 tarih ve E:2004/12-765, K:2004/730 sayılı kararında da belirtildiği üzere, borçlunun işte olduğunun kimden soruşturularak tespit edildiği ve bu kişinin açık kimliğinin ne olduğu tebliğ mazbatasında açıklanmaması hali tebligat usulsüzlüğü olarak kabul edilmiştir. Ayrıca Tebligat Tüzüğünün 30. maddenin birinci fıkrasında; “28. maddenin son fıkrasında ve 29. maddede zikredilen ahvalde tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclisi azasından birine ve yahut zabıta amir, veya memuruna imza mukabilinde teslim eder.” hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla Tebligat Tüzüğünün 28 ve 30. maddeleri uyarınca komşunun isim ve imzası alınmadan yapılan tebligat işlemi Tebligat Kanunu’nun 2l. maddesine göre geçersiz olmaktadır.Somut olayda ödeme emri “adreste kimse bulunmaması üzerine isimden imtina eden …’te çalışana soruldu. Muhatabın işte olduğunu sözlü beyan etti. Beyana imza istendi. İmzadan imtina etti. Evrak… muhtarlığına teslim edildi. 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldı. Muhataba haber verilmek üzere isimden imtina eden …’te çalışana bilgi verildi” şerhi düşülmek suretiyle tebliğ edilmiş olup, haber verilen …’in açık kimliği ile bu kişinin Tüzüğün 28. maddesinde belirtilen ve muhatabın adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu, zabıta ve memurlardan olup olmadığının tespiti mümkün değildir.Bu durumda anılan tebligat yukarıda yazılan ilkeler uyarınca usulsüz olup, Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebliğ tarihinin, borçlunun ödeme emrinden haberdar olduğunu bildirdiği 16.10.2014 olarak düzeltilmesi gerekirken, usulsüz tebligat şikayetinin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.