YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/8505
KARAR NO : 2018/926
KARAR TARİHİ : 24.01.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında katılana karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında katılana karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Sanığın bozma sonrası yapılan yargılama sırasında kendisini vekaletnameli bir müdafii ile temsil ettirdiği anlaşılmış ise de; üzerine atılı suça ilişkin 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/2-b-son maddelerinde öngörülen hapis cezasının alt sınırı nazara alınarak, savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, 5271 sayılı CMK’nin 150/3-2. ve 188/1. maddelerine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
b) Sanık hakkında hüküm kurulurken, TCK’nin 39. maddesi gereğince iştirak hükümleri uygulandıktan sonra, TCK’nin 29. maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden TCK’nin 61/5. maddesine aykırı karar verilmesi,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 24.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.