Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/4151 E. 2018/225 K. 11.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4151
KARAR NO : 2018/225
KARAR TARİHİ : 11.01.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-Sanık …’ın katılan …’a sattığı taşınmaz karşılığında, katılanın 25.000,00TL bedelli bonoyu borcuna karşılık imzalayarak sanığa verdiği, sanığın da bu bononun miktar kısmına 1 rakamı ekleyerek 125.000,00 TL’ye dönüştürdüğü, alt kısımda da boş bırakılan bölüme yazı ile ‘‘Yüzyirmi beşbin’’ yazısını eklediği bu suretle resmi evrakta sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan davada, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu göz önüne alınarak, sahte olduğu iddia edilen bono aslı duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri tutanağa geçirilerek, yasal unsurları taşıyıp taşımadığı ve aldatma niteliği bulunup bulunmadığının yöntemince belirlenmesi; senet aslının denetime olanak verecek biçimde dosya içerisinde bulundurulması; katılan …’ın ‘‘Taşınmazın satımı konusunda 47.000,00-TL bedelle anlaştıklarını, 25.000,00-TL’lik senet düzenlendiğini, 25.000,00-TL’lik borcunun 20,000,00-TL’sini elden ödediğini, 5.000,00-TL borcu kaldığını, 20,000,00-TL’yi de ödemek için bankadan kredi çektiğini’’ beyan etmesi; sanığın ise taşınmazın 125.000 TL bedelle satışı konusunda anlaştıklarını savunması karşısında; emlak işlerinden anlayan bilirkişi aracılığı ile suç tarihine göre sanığın taşınmazdaki hisse değerinin saptanması; katılanın yapmış olduğu elden ödemeye ve bankadan çektiğini beyan ettiği krediye ilişkin belgelerin araştırılması, sonucuna göre bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı amacıyla belgede sahtecilik durumunun ve buna bağlı olarak sanık hakkında TCK’nın 211. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenip tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.