YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/23217
KARAR NO : 2017/13292
KARAR TARİHİ : 13.09.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile ücret alacağı, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin 19.04.2010 tarihinde iş verence bir yazı imzalatmak suretiyle haksız olarak feshedildiğini ve bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ile fazla mesai ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davalının istifa ettiğini savunarak, savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Dairemizin bozma ilamına uyulduğu, toplanan delillerden, dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporundan, tanık beyanlarından davacının kıdem tazminatı talebinin kabulüne, fazla mesai ücret alacağından vazgeçmesi nedeni ile, fazla mesai ücreti talebinin, ihbar tazminatı alacağı talebinin yıllık izin ücreti talebinin reddine ” karar verilmiştir.
Bu karar Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 14/01/2015 tarihli 2013/7497 Esas 2015/474 Karar sayılı ilamı ile;
“Davacı sözleşmenin haksız feshedildiğini iddia etmiştir. Davalı ise davacının istifa ettiğini savunmuştur. Mahkemece dinlenen davalı tanıkları davacının istifa ettiğini beyan etmişlerdir, davacı tanıkları ise beyanlarında davacının işçilik alacaklarının verileceğinin söylendiğini, bunun üzerine davacının kağıt imzaladığı yönünde anlatımlarda bulunmuşlardır. Tanıkların beyanlarından iş yerinde fazla mesai yapıldığı ancak davacının fazla mesai ücret alacaklarının ödenmediği anlaşılmıştır. İşçilik alacaklarının alınmaması iş akdinin işçi tarafından feshini haklı kılmaktadır” gerekçesiyle kıdem tazminatının kabulüne karar verilmiştir.
Ancak yazı ve imza inkarı bulunmayan davacının kendi el yazısı ile yazdığı istifa dilekçesinin işçilik alacaklarının ödeneceği vaadiyle imzalandığı iddia edilmiş ve tanık beyanlarıyla bu iddia desteklenmiş ise de, davacı tanıklarından … …’ ın işyerinde çalışmamış olması, diğer davacı tanığı …’ in ise istifa dilekçesinin düzenlendiği tarihten önce işyerinden ayrılması, fesih tarihinde işyerinde çalışmıyor olması nedeniyle istifa dilekçesine ilişkin beyanlarına itibar edilemez. Dolayısıyla davacının istifa dilekçesini irade fesadı altında imzalandığı kanıtlanamadığından istifa dilekçesine itibarla kıdem tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle kabulü hatalıdır. ” denilerek dosya mahkememize iade edilmiştir. Yargıtay bozma ilamı taraflara tebliğ edilmiştir. Yargıtay bozma ilamına karşı tarafların beyanları alınmıştır. Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur.
Davacı, tanık … …’ın davacı ile aynı markette olayın geçtiği gün tanıtım için bulunduğunu ve … Hizmetleri A.Ş.nin elemanı olduğunu beyan etmiş olup, adı geçen şirkete müzekkere yazılmıştır. …Hizmetleri A.Ş.den gelen yazı cevabında; tanık … …’ın 27/05/2009-27/04/2012 tarihleri arasında şirket bünyesinde market aktivite elemanı olarak çalıştığını, çalıştığı sürede yerel marketlerde ziyaret görev rutu içerisinde market aktivite elemanı olarak …r Market isimli markette görev rut planı çerçevesinde haftanın her günü ya da bir kaç günü bir kaç saat görev yaptığını ancak bilgi istenilen dönemin eski tarihli olması nedeniyle 19/04/2010 tarihinde veya öncesinde tanığın adı geçen markette hangi tarihte kaç saat süreyle görevlendirildiğine dair kesin bilgi veremedikleri belirtilmiştir.
Tanık … …’ın beyanı okunduğunda, markette çalıştıkları esnada davacının şefinin gelip sebep açıklamaksızın “işten çıkarmamız gereken personeller var bunlardan birisi sensin, her türlü ihbar ve kıdem tazminatın ödenecek ” dediği, davacıya kağıda imza atmasını istediği, davacının da kağıda imza attığını ve davalı işverenin bu şekilde davacının çıkışını verdiğini açıkça beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamından, toplanan delillerden, dosya kapsamıyla uyumlu bilirkişi raporundan, Yargıtay bozma ilamından, dinlenen taraf tanıklarının beyanlarından ve bizzat görgü tanığı olan ve davacıyla birlikte çalıştığı anlaşılan tanığın beyanı da dikkate alınarak davacının davasının kısmen kabul kısmın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.
Somut uyuşmazlıkta, kıdem tazminat alacağı bakımından, hükmüne uyulan bozma kararı uyarınca davacının istifa dilekçesini irade fesadı altında imzalandığı kanıtlanamadığından istifa dilekçesine itibarla kıdem tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olarak bozmaya uyduğu halde kıdem tazminatının kabulüne karar verilmesi davalının usuli müktesep hakkının ihlali olup hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13/09/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.