YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/23835
KARAR NO : 2017/13490
KARAR TARİHİ : 18.09.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalıya ait işyerinde 01/10/2005 tarihinde çalışmaya başladığını, 02/01/2013 tarihinde emekliliğini hak ettiğini, aylık net ücretinin 1.300,00 TL olduğunu, ancak ödemelerin bütün işçiler için sigortaya asgari ücret olarak bildirildiğini, bankaya asgari ücret yatırıldığını kalan miktarın muhasebe tarafından elden ödendiğini, kıdem tazminatı ve diğer işçilik haklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık ücretli izin, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; zamanaşımı def’inde bulunarak, davacının 04/10/2005-01/08/2006 ile 09/07/2001-01/01/2013 tarihleri arasında işyerinde çalıştığını, emeklilik nedeniyle iş akdini sonlandırdığını, davacı vasıfsız beden işçisi statüsünde çalışmakta olduğundan asgari ücret karşılığı çalıştığını, davacının haftanın her günü 07.30-18.00 saatleri arasında çalıştığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıya tüm hakedişlerinin ödendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık ücretli izin, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatili alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Davacının hizmet süresi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı işçi 01/10/2005 – 02/01/2013 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını ileri sürmüş, davalı işveren davacının 04/10/2005-01/08/2006 ile 09/07/2008- 01/01/2013 tarihleri arasında 2 dönem halinde işyerinde çalıştığını savunmuştur.
Mahkemece davacının hizmet süresi 04/10/2005-01/01/2013 tarihleri arası belirlenerek yapılan hesaba itibarla hüküm kurulmuş ise de, hizmet döküm cetvelinde 2006/9 – 01/01/2008 tarih aralığına denk gelen ve Dairemiz geri çevirme kararı ile SGK ve ticaret sicil kayıtları temin edilerek gönderilen 1073103.01.01 sicil nolu işyerinin davalı ile aralarındaki bağ araştırılmamış, hizmet süresi eksik inceleme ile tespit edilmiştir.
Mahkemece davacının davalı işverene ait işyerinde çalıştığını iddia ettiği dönem içinde davalı şirket dışında prim ödemeleri bulunan işveren bakımından gerekli araştırmaya gidilmeli, anılan işyeri ile davalı şirket arasında bir ilişki olup olmadığı belirlenmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
2-HMK.nın 240/3 maddesinde “Tanık listesinde adres gösterilmemiş veya gösterilen adreste tanık bulunamamışsa, tarafa adres göstermesi için, işin niteliğine uygun kesin süre verilir. Bu süre içinde adres gösterilmez veya gösterilen yeni adres de doğru değilse, bu tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılır.” düzenlemesi yer almaktadır.
Davalı tanığı …’a çıkarılan davetiyenin muhatabın adreste tanınmadığı gerekçesiyle iadesi sonrasında mahkemece HMK.nın 240/3 maddesi gereğince işlem yapılmaksızın yargılamanın sonlandırılması isabetsizdir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 18/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.