Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2017/18756 E. 2018/862 K. 24.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/18756
KARAR NO : 2018/862
KARAR TARİHİ : 24.01.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Dairemizin 15/02/2017 gün ve 2016/6339 Esas, 2017/1395 sayılı bozma kararına karşı yerel mahkemece kısmen direnme kararı verildiği, 02.12.2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 36. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nin 307. maddesinin üçüncü fıkrasının değişik ikinci cümlesi gereği dosya incelenmek üzere Dairemize gönderilmiş ise de;
Dairemizce yeniden yapılan incelemede; Küçükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 02/06/2017 tarih ve 2017/140 Esas – 2017/346 Karar sayılı direnme kararının Dairemizce yerinde görülmediği anlaşılmakla, direnme kararı konusunda değerlendirme yapılması için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24/01/2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Olay tarihinde sanık …’in müziğin sesini kısmasını isteyen müşteki ile çıkan tartışmada bıçakla yaralamaya teşebbüs edip, kafa atmak suretiyle müştekiyi kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı dosya içeriğinden anlaşılmıştır.
Kavga sırasında birden fazla yumruk ve tekme atmak gibi her bir beden hareketi ayrı bir davranışı oluşturmakta ise de tüm bu bedeni hareketler tek bir fiil olarak kabul edilerek en ağır ve en şiddetli bedeni hareketten oluşan yara dikkate alınarak buna göre ceza tayin edilmektedir.
Olayımızda sanığın kafa atmak süretiyle mağdurun yaralaması şeklindeki bedeni hareket kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralama suçunu oluşturmaktadır. Bunun dışında olayımızda tamamlanmış başka bir eylem söz konusu değildir.
Tamamlanan suçun gerçekleştiği olayda artık teşebbüs aşamasında kalan ikinci bir yaralama suçundan bahsedilemez.Sanık tarafından yapılan tüm bedeni hareketler sonucunda tek kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralama suçu gerçekleştiğinden sadece bu suçtan hüküm kurulmuştur.
Tamamlanan kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralama suçu gercekleşmemiş olsaydı bu taktirde teşebbüs aşamasında kalan suçtan bahsedilebilirdi. Tamamlanan suç sözkonusu olduğu için kesici aletle yaralamaya teşebbüs suçundan bahsedilemez.
Açıklamalardan anlaşıldığı gibi sanığın mağdura yönelik teebbüs aşamasından kalan eylemi ve tamamlanan bedeni hareketleri sonucunda sadece kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralama suçu oluştuğundan TCK’nin 86/3. maddesinin uygulanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne karşı hükmün Onanması düşüncesindeyim.