YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21414
KARAR NO : 2014/31629
KARAR TARİHİ : 13.11.2014
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının davalı şirkette şehir içi servis hizmetleri müdürü olarak çalışırken iş sözleşmesini işveren temsilcilerinin baskısı sebebiyle haklı nedenle feshetmek zorunda kaldığını belirterek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının davalı şirkette çalışmasının olmadığını, dava dışı…şirketlerinin davalı şirketin biletlerini kesmeleri logosunu fişlerini kaşelerini kartvizitlerini broşürlerini, üniformalarını kullanmalarının sebebinin Karayolu Taşıma Kanunu’ndaki düzenleme sebebiyle olduğunu, dava dışı … … Turizm şirketinin bir dönem acentelik yaptığını, acentenin acentelik sözleşmesi akdedildikten sonra taşımacı adına bilet tanzim edebileceğini, dava dışı şirketlerle arasında alt üst işverenlik ilişkisinin olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava dışı işveren şirketler ile davalı şirket arasında organik bağın varlığı tespit edildiğinden ve asıl işveren … Turizm Seyahat Organizasyon A.Ş.’nin işlerinin alt işverenler dava dışı … … Turizm Taşımacılık İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile … … Turizm Seyahat ve Taşımacılık A.Ş. tarafından yürütüldüğü anlaşıldığından, davacının işçilik alacaklarından asıl işveren davalı … Turizm Seyahat Org. A.Ş.’nin sorumlu tutulması gerekeceği, davacı işçinin iş sözleşmesinin davalı işverence haklı sebep yokken feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında öncelikle çözülmesi gereken uyuşmazlık davacı tarafından husumetin doğru davalıya yöneltilip yöneltilmediğidir.
Bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu usul hukuku değil, dava konusu hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk meselesidir. Bir davanın tarafları o davada gerçekten taraf sıfatına sahip değilse, mahkeme dava konusu hakkın esasına girip karar veremez. Davayı sıfat yokluğundan reddetmesi gerekir. Davacı olma sıfatı dava konusu hakkın sahibine davalı sıfatı ise sübjektif hak kendisinden istenebilecek kişiye aittir. Kuşkusuz bu hak sözleşmeden, haksız fiilden, sebepsiz iktisaptan veya kanundan doğabilir.
Bir alacak davasında davalı olma sıfatı o alacağın gerçek borçlusuna aittir. Alacak davası, o alacağın gerçek borçlusundan başka bir kişiye karşı açılırsa, dava konusu alacağın mevcut olmadığından dolayı değil, davalının davalı sıfatına sahip olmadığından dolayı reddedilir.
Taraf sıfatı dava şartı değildir. Ancak taraf sıfatı itiraz niteliğinde olduğundan hakim diğer itirazlar gibi dosyadan anlaşılabildiği sürece resen dikkate alır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 124. maddesi ile bir davada taraf değişikliğinin, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olduğu, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilebileceği, dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceği düzenlenmiştir.
Hasımda yanılma halinde taraf değişikliği karşı tarafın muvafakati ile gerçekleştirilebilirken maddi hata bulunması, dürüstlük kuralına aykırı olmaması veya hasımda yanlışlığın kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde ise karşı tarafın muvafakati aranmaksızın hakim tarafından kabul edilmek suretiyle yapılabilmektedir.
Somut olayda, davacının işvereninin dava dışı olan … … Turizm Ltd. Şti. olduğu görülmektedir. Davalı şirket holding ve dava dışı bu şirket holding bünyesinde bir şirket ise de farklı tüzel kişiliklere sahiptirler. Ayrıca davacı tarafından birlikte istihdam, geçici iş ilişkisi, işyeri devri, iş sözleşmesi devri ya da muvazaa veya tüzelkişilik perdesinin kaldırılmasını gerektiren başka durumlar iddia edilmemiştir. Sırf yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile ortaklarının bir kısmının aynı olması ve holding-şirket ilişkisinin bulunması davalı şirketin de davacının taleplerinden sorumlu olduğunu sonucunu doğurmaz. Dosya kapsamındaki belgelere göre yargılama sırasında davacının işvereninin dava dışı … … Turizm Ltd. Şti. olduğu anlaşılmasına rağmen davanın husumet sebebiyle reddi gerekirken bunun yapılmayarak dava hakkında karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.