Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/409 E. 2015/5152 K. 14.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/409
KARAR NO : 2015/5152
KARAR TARİHİ : 14.04.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/10/2014 tarih ve 2010/816-2014/394 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davanın davacısı-birleşen davanın davalısı vekili; davalıların … nezdinde adlarına 2008/02857 nolu tasarım tescili yaptırdıklarını, tasarıma konu hastane yatağı ürününün tescil tarihi öncesinde kamuya arz edildiğini, bu nedenle yenilik ve ayırt edicilik vasfının bulunmadığını ileri sürerek dava konusu 2008/02857 nolu tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davaya ilişkin cevaplarında; müvekkilince üretilen ürünün davacıların tescilli tasarımına konu ürünle aynı olmadığını, müvekkilinin bu ürünün seri üretimine geçmediğini, satışını yapmadığını savunarak birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Asıl davanın davalıları-birleşen davanın davacıları vekili; müvekkillerinin … nezdinde 2008/02857 nolu tescilli tasarımının bulunduğunu, davalının müvekkilin tasarımının ayırt edilmeyecek derecede benzerini üretip … adı altında satışını yaptığını, bu durumun müvekkilinin tasarımdan kaynaklı haklarına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek davalının müvekkillerinin tescilli tasarımdan kaynaklı haklarına tecavüzünün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, asıl davaya ilişkin cevaplarında; müvekkilinin tescilli tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfına sahip olduğunu savunarak asıl davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; asıl davanın davalıları-birleşen davanın davacılarınca tescil edilen tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfını taşıdığı, asıl davanın davalısı konumunda bulunan …’nın tasarımın adına tescil edildiği kişi olmadığı, bu nedenle bu davalı hakkında açılan davanın husumetten reddinin gerektiği, birleşen dava yönünden alınan bilirkişi raporları uyarınca asıl davanın davacısı tarafından birleşen davanın davacısı adına tescilli tasarıma ayırt edilemeyecek derecede benzer ürünlerin üretildiğinin anlaşıldığı, bu durumun tasarımdan kaynaklı haklara tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, asıl dava dosyasında davalı … hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle, diğer davalı hakkında açılan davanın ise esastan reddine, birleşen dava dosyasında davalının eyleminin davacıların tescilli tasarımına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davanın davacısı-birleşen davanın davalısı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Asıl dava davalı-davacı şirket adına tescilli tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi, birleşen dava ise tescilli tasarıma tecavüzün tespiti istemlerine ilişkindir.
Tasarıma tecavüzün tespitine ilişkin dava tasarım sahibi veya halefi konumundaki kişiler tarafından açılabilir. Tasarım sahibinden kasıt, tasarım sicilinde tasarımın adına kayıtlı olduğu gerçek veya tüzel kişilerdir. Somut olayda, her iki davanın konusunu teşkil eden 2008/… nolu tasarım davalı-davacılardan … A.Ş. adına tescillidir. Davalı-davacılardan … ise dava konusu tasarımın tasarımcısıdır. 554 sayılı KHK hükümleri uyarınca tasarımcıya bu davayı açma hususunda imkan tanıyan başkaca bir düzenlemenin de bulunmadığı gözetildiğinde birleşen davanın davacısı … tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden birleşen davanın davalısı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı-davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-davalı… A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın birleşen davanın davalısı … A.Ş. yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.