Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/20513 E. 2015/19136 K. 13.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/20513
KARAR NO : 2015/19136
KARAR TARİHİ : 13.10.2015

T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
(İş Mahkemesi Sıfatıyla)
Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı davalı işyerinde işçi olarak çalıştığını, çalıştığı kurumda Toplu İş Sözleşmesinin mevcut olduğunu, haftanın beş günü, sabah saat 08:00’den akşam 17:00’e kadar çalışmanın ve hafta sonu tatilinden faydalanılmasının öngörüldüğünü, ancak çalışma saatlerinin dışında, mevcut işleri bitene kadar ve çalıştıkları ünitedeki bölüm amirlerinin kendisinin çalışma saatlerini sonlandırana kadar işin devam ettiğini, yaz döneminde işin yoğunluğu nedeniyle geç saatlere kadar çalıştıklarını ve sabahın erken saatlerinde de yine mesaisine devam ettiğini, ayrıca ilçe de yapılan festivallerde bu çalışmaların gün içinde daha fazla olduğunu, amirlerinin kendisine bildirdiği ulusal ve dini bayramlarda ve genel tatillerde, hafta tatilerinde çalıştığını iddia ederek fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve dini bayramlar ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddedi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, hafta tatillerinde ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir
Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanununun 41 inci maddesindeki, fazla çalışma süresinin toplamının bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde, 4857 sayılı Yasanın 68 inci maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin de dikkate alınması gerekir.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir
Davacı fen işleri temizlik bölümünde 1992-2012 arasında çalıştığını her gün fazla mesai yaptığını haftada 6 gün 06:00-15:00 saatleri arasında haftanın üç dört gününde 17:00′ a kadar çalışma olduğunu, tüm hafta içi ve hafta sonları çalıştığını, festivallerde 22 saat çalıştığını ulusal bayramların tümünde dini bayramların ilk günü hariç çalıştığını ve çalışma saatlerinin dışında, mevcut işleri bitene kadar ve çalıştıkları ünitedeki bölüm amirlerinin çalışma saatlerini sonlandırana kadar devam ettiğin, iş saatlerini aşar şekilde yapılan bu fazla mesai ücretlerinin ise ödenmediğini, hatta yaz döneminde işin yoğunluğu nedeniyle geç saatlere kadar çalıştıklarını ve sabahın erken saatlerinde de yine mesaisine devam ettiğini, ayrıca ilçe de yapılan festivallerde bu çalışmaların gün içinde daha fazla olduğunu iddia etmiştir.
Davalı ise davacının fazla mesai alacağının olmadığını savunmuştur.
Davacı tanıklarından … sabah 08:00 akşam 17:00 saatleri arasında resmi olarak çalışma saatlerinin belirlendiğini, ancak neredeyse hiç bir zaman mesai saati bitiminde işten çıkmadıklarını genellikle akşam 18:00-19:00 saatleri civarında işten çıkabildiklerini, hafta içi fazla çalıştıkları bu saatler için ücret verilmediğini, hafta sonu tatillerinin cumartesi ve pazar günleri olduğunu ancak yazları ayda ortalama iki cumartesi günü çalıştıklarını, yaz uygulamasından kastının 1 mayıs 1 ekim tarihleri arası olduğunu, kışın cumartesi çalışması pek olmadığını, pazar günleri genellikle izin kullandırıldığını, cumartesi çalıştıkları zamanlar mesainin normal mesaideki gibi sabah 08:00 akşam 17:00 saatleri olduğunu, belediye ile anlaşmaya göre cumartesi çalışırlarsa normal günlük ücretin iki katını pazar günleri çalışırsa üç katını almaları gerekirken belediyenin cumartesi veya pazar günü çalıştıkları günler için normal bir günlük ücretini ödediğini, dini bayramlarda birer gün nöbet tuttuklarını, bu çalıştıkları günler için normal çalışma günü ücreti kadar ödeme yapıldığını, milli bayramlarda izin kullanılmadığını, bu günler için mesai yazılıp yazılmadığını bilmediğini ancak yazılsa bile normal günlük ücret kadar ödeme yapıldığını, amirlerinin yaptıkları fazla mesailer ve çalıştıkları fazla günler için kayıtları düzenli olarak tuttuğunu ve muhasebeye verdiklerini, diğer tanık … mesai saatlerinin 08:00 ile 17:00 arasında olduğunu , fazla mesainin fen işlerinde olmadığını, hafta tatili cumartesi, pazar günleri olduğunu, yaz zamanlarında işin yoğunluğuna göre hafta tatili olan cumartesi günlerinde çalışma olabildiğini, ancak kışın pek cumartesi günü çalışma olmadığını, yaz mevsiminden kastettiğinin mayıs ve ağustos ayları da dahil olmak üzere yaklaşık 4 ay olduğunu, yaz aylarında ayda ortalama 2-3 cumartesi çalışma olduğunu, tüm yaz boyunca ortalama 2 pazar günü de çalışıldığını, dini bayramlarda izin süresinin 9 gün olur ise ortalama bir işçinin 2 gün işe geldiğini, dini bayramda tatil süresinin 9 güne uzatılmadığını ve normal bayram süresi tatil günü olarak kullandırılır ise bir işçinin 1 gün işe geldiğini, milli bayramlarda genellikle işçilerin işe gelmediğini ve tatil iznini kullandıklarını, bu fazla çalışmalarının kayıtlarının amirler tarafından düzenli olarak tutulduğunu ve muhasebeye bildirildiğini, tanık … ise Belediyede normalde çalışma saatinin sabah 08:00 akşam 17:00 arası olduğunu , davacı ile farklı birimlerde çalıştığı için onun mesai saatleri ile ilgili teferruatlı bilgisinin olmadığını, davacının hafta sonu mesaiye kaldığını ancak hafta sonları ne kadar çalışıp ne kadar çalışmadıklarını ayrıntılı olarak bilemediğini, dini ve milli bayramlarda nasıl çalıştıklarını bilmediğini, beyan etmişlerdir.
Mahkemece temizlik görevlisi olan davacının normalde haftada 6 gün 06:00-15:00 saatleri arasında çalıştığı, haftanın üç dört gününde 17:00’a kadar resmi tatiller dahil çalıştığı, tanıkların benzer beyanlarından hareketle genellemeye gidildiğinde davacının ortalama haftada 3 gün normal mesai ertesinde iki saat daha çalıştığının kabulü ile haftada 6 saat fazla mesai yaptığı, tanık anlatımlarından haftada 6 günü çalıştığı ve 1 gün dinlendiğinin anlaşıldığı, toplu iş sözleşmesine göre çalışmanın haftada 5 gün olduğu, cumartesi ya da pazar günü her hafta bir gün çalışma için davacı lehinde hafta tatili ücreti hesaplanması gerektiği, davacının temizlik hizmetinin gereği olarak hafta tatillerinde de çalıştığı kabul edilmiştir.
Somut olayda davalı işyeri resmi kurum olup kural olarak resmi kurumlarda yapılan çalışmaların vardiya çizelgeleri, nöbet listeleri , puantaj kayıtları ve benzeri belgelerle kayıt altına alınmasının esas olduğu ve tanık beyanlarından da amirlerin mesai kayıtlarının tuttuğu hususları gözönüne alınarak mahkemece davalı Belediyenin kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak davacının hafta tatilleri ve ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı ve fazla mesai yapıp yapmadığının tespit edilmesi gerekirken aynı taleplerle işverene dava açan ve bu nedenle beyanlarından kendi lehlerine sonuç çıkabilecek olan tanık beyanlarına itibarla fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının kabulü hatalı olup eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 13/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.