Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2014/35095 E. 2015/8438 K. 03.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/35095
KARAR NO : 2015/8438
KARAR TARİHİ : 03.04.2015

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:Alacaklı tarafından borçlu hakkında ilamsız icra takibi yapıldığı, borçlu tarafından icra dairesine ödeme emri tebligatının usulüne uygun yapılmadığı şikayetiyle ıttıla ettiklerini bildirdiği tarihe göre süresinde yetkiye ve borca itirazda bulunulduğu, borçlu vekilinin ayrıca icra mahkemesine başvurarak tebligat mazbatası dosyaya dönmeden müvekkili adına kayıtlı araca haciz konulduğunu, müvekkili aracı satmak istediğinde haciz işleminden haberdar olduğunu, yapılan tebligatın şekil şartlarına uygun olmadığı iddiasıyla tebliğ tarihinin 25.08.2014 tarihi olarak kabulüne ve araç üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini istediği, mahkemece tebligatın usul ve yasaya uygun olması nedeniyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Ödeme emrinin borçluya tebliğine ilişkin tebligat parçasının incelenmesinde, borçlunun … sokak … adresine gönderildiği, taşındığından bahisle iade edilmesi üzerine bilahare mernis adresinin … Mahallesi… Sokak … adresi olarak tespit edildiği ve bu adrese tebligat çıkarıldığı ancak nerede olduğu bilinmediğinden bahisle muhtara tebliğ edildiği görülmüştür.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince tebligat yapılabilmesi için, tebliği çıkaran mercice, tebligat çıkarılan adresin, muhatabın, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair tebliğ evrakı üzerine kayıt düşülmesi zorunludur. Yani; tebligatı çıkaran merci tarafından adres kayıt sitemine ilişkin olarak şerh verilmeden dağıtıcı tarafından 2l/2. maddesine göre tebliğ işlemi yapılamaz. 7201 Sayılı Kanun’un 32. maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Muhatabın bildirdiği bu tarihin aksi karşı tarafça ancak belge ile ispatlanabilir.Somut olayda, ödeme emrinin tebliğine ilişkin tebligat evrakında sadece adresin başında “mernis adresi” ibaresinin yazılı olduğu, bu şerh dışında “adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese TK 21/2 uyarınca tebligat yapılacağına dair meşruhat” bulunmadığı, bu hali ile tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle takip kesinleşmeyeceğinden borçlu aleyhine haciz işlemleri yapılamaz. O halde tebliğ usulsüz olup şikayetin kabulü gerekirken yazılı şekilde reddi isabetsizdir.SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.