Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2016/11146 E. 2016/11380 K. 22.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11146
KARAR NO : 2016/11380
KARAR TARİHİ : 22.12.2016

….

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … ‘nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Davacı, 20.11.1990 tarihli şuyulandırma ile kayden maliki olduğu 264 ada 4 parsel sayılı taşınmaza komşu 3 parsel sayılı taşınmaz maliki davalının taşkın bina yapmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 25.07.1991 tarihinde yapı ruhsatı alıp taşınmazına iyiniyetli olarak bina yaptığını belirterek davanın reddini savunmuş, savunma yolu ile temliken tescil talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, davacıya ait taşınmaza davalının toplam 10,60m2 taşkın bina yapmak ve taşınmazın 3,53m2’lik kısmını kullanmak suretiyle toplam 14,13 m2 elattığının keşfen saptandığı ve temliken tescil koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 2758 parselin hükmen ifrazı ile oluşan 2878 parselin, 23.11.1990 tarihinde yapılan imar uygulaması sonucu 264 ada 4 parsel sayılı 147,71 m2 arsa vasıflı taşınmazın davacı adına, komşu 131,98 m2 miktarlı arsa vasıflı 264 ada 3 parselin ise davalı adına tapuya tescil edildiği, yerinde yapılan uygulama sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, davalı taşınmazındaki binanın 14.13m2’lik kısmının davacıya ait 4 parsel sayılı taşınmaza taşkın halde bulunduğunun belirtildiği, anılan rapor ve krokinin hükme esas alındığı anlaşılmaktadır.
Eksikliğin tamamlanması yoluyla getirtilen belgelerden, Kadastro Müdürlüğünün 06.05.2016 tarihli yazısından davacı ve davalıya ait taşınmazların tevhid ifraz işlemine tabi tutularak parsel numaralarının değiştiği, bu suretle karar tarihinden sonra yeni bir mülkiyet durumu oluştuğu anlaşılmaktadır.

./..

Bu durumda, taraflara ait parsellerin yeni mülkiyet ve geometrik durumlarının gözetilerek uyuşmazlığın çözüleceği kuşkusuzdur.
Hâl böyle olunca, davada yıkım isteği de bulunduğuna göre, yerinde yeniden uzman bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak son çap kayıtları uygulanmak suretiyle davacıya ait taşınmaza herhangi bir tecavüz bulunup bulunmadığının saptanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.