Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/6571 E. 2017/17049 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6571
KARAR NO : 2017/17049
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, bakiye süre ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı işveren ile aralarında … 3. Noterliği’nde 16.03.2011 tarihinde sorumlu yöneticilik yapmak üzere 1 yıl süreli belirli süreli iş sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme içeriğinde kendisinin teknik sorumlu olup brüt 2.863.53 TL net 2.050.00 TL kararlaştırıldığını, çalışmaya başlandıktan sonra sözleşmenin Tarım İl Müdürlüğü’ne ibraz edilip müdürlüğün denetimi tamamlandıktan sonra iş akdinin firma yetkilisi … tarafından feshedildiğini ve SGK kayıtları incelendiğinde ise işçinin kuruma bildirilmeyip sigortasız çalıştırıldığını, davalı firmaya 11.05.2011 tarihinde … 2. Noterliğinin 12121 yevmiye no ile ihtarname keşide edilerek, toplam 22.500.00 TL bakiye süre ücretinin ödenmesini istediğini ileri sürerek, bakiye süre ücret alacağını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren cevap dilekçesinde özetle; davacının iş yerine gözlemci olarak işe alındığını, ziraat mühendisi olarak her türlü mesleki birikim ve tecrübeye sahip olduğuna ikna ederek işe başladığını, davacının çalıştığı 20-25 günlük süre içerisinde işi aksatır nitelikte devamsızlık yaptığını, işe uygun liyakat ve tecrübeye sahip olmadığını, bu nedenle 15.04.2011 tarihinde iş akdi deneme süresi içerisinde haklı olarak feshedildiğini, yalnızca 1 aylık çalışma yapıldığını ve bunun da davacıya ödendiğini ayrıca Yargıtay’dan onanarak kesinleşen … 1. İş Mahkemesi’nin 2012/217 E. sayılı dosyasındaki hizmet tespitinin 27 günlük hizmet süresine ilişkin olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle; dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, SGK kayıtları,tanık beyanları ve tüm delillerin değerlendirilmesi neticesinde; dinlenen davalı tanıkları ve tutanak tanığının; akdin feshi konusunda bilgilerinin olmadığı, bir tanığın davacının bir gün işe gelmediğini beyan ettiği, diğerlerinin ise; tutanaklar ve davacının devamsızlığı konusunda bilgilerinin olmadığı beyan ettiklerinin görüldüğü, taraflar arasında 17/03/2011-17/03/2012 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 16/03/2011 tarihli belirli süreli iş sözleşmesi imzalanmış olduğu, iş akdinin ise 15/04/2011 tarihinde sona ermiş olduğu ve davacının, davalı iş yerinde 17/03/2011-15/04/2011 tarihleri arasında kesintisiz ve tam olarak çalıştığının … İş Mahkemesi’nin 2012/217 E. sayılı dosyası ile kesinleştiğinin anlaşıldığı, davacı vekilinin davacının 1 yıllık iş sözleşmesinin süresinden önce feshi nedeniyle çalışılmayan süre için maddi tazminat talebinde bulunduğu, Borçlar Kanunu’nun 325. maddesi (TBK Mad. 408); ” -İş sahibi işi kabulde temerrüt ederse, işçi taahhüt ettiği işi yapmağa mecbur olmaksızın mukaveledeki ücreti istiyebilir. Şu kadar ki, işi yapmadığından dolayı tasarruf ettiği yahut diğer bir iş ile kazandığı ve kazanmaktan kasten feragat eylediği şeyi mahsup ettirmeğe mecburdur.” şeklinde düzenlendiği, bu kurala göre işçinin kalan süre ücretini talep hakkı olduğu belirlendiği, İşçinin iş görme edimini ifa edememesi işverenin temerrütünden kaynaklandığı, o halde sanki sözleşme devam ediyormuş gibi kalan süreye ait ücreti ile diğer hakların ödenmesi gerektiği ve İşçilik alacaklarına ilişkin tazminat davalarında iş akdinin haklı nedenle feshine ilişkin ispat yükünün davalı taraf üzerinde olduğu, ispat yükü üzerine düşen davalı tarafça dosyaya sunulan 3 günlük devamsızlık tutanaklarının, dinlenen tutanak tanığı ve diğer tanık beyanları ile doğrulanmadığı, akdin feshi konusunda tanıkların somut bir bilgi yada görgülerinin olmadığı, davalı tarafça ispat yükünün yerine getirilemediği ve iş akdinin haklı neden olmaksızın davalı işveren tarafından feshedildiği tüm dosya kapsamından anlaşılmış olup; belirli süreli iş sözleşmesinin erken feshi nedeniyle Borçlar Kanunu’nun 325. maddesi kapsamında davacıya maddi tazminat yani bakiye süre ücretinin ödenmesi gerektiği kanaatine varılarak, raporda hesaplanan miktarlar üzerinden davacının davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Gerekeçeli karar başlığında davalının ünvanındaki ”YEM” sözcüğünün ”TEM” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-4857 sayılı İş Kanunu’nun 11. maddesinde belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmeleri tanımlanmaktadır. “İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir.
818 sayılı Borçlar Kanunu’ndaki düzenlemenin aksine iş ilişkisinin süreye bağlı olarak yapılmadığı hallerde sözleşmenin belirsiz süreli sayılacağı vurgulanarak ana kural ortaya konulmuştur. İş sözleşmelerinin belirsiz süreli olması asıl, belirli süreli olması ise istisnadır.
Belirli süreli iş sözleşmesinden bahsedilebilmesi için, sözleşmenin süreye bağlanmış olması ve belirli süreli iş sözleşmesinin yapılması için objektif sebeplerin bulunması gerekir.
Salt süreye bağlı bir iş sözleşmesinin mevcut olması hemen işe iade davasının reddi sonucuna götürmemelidir. Zira, 4857 sayılı Kanun’un 11. maddesi, belirli süreli iş akdini yapma serbestisini sınırlandırmış ve bu tür sözleşmelerin yapılabilmesi, sözkonusu hükümde belirtilen objektif şartların varlığına bağlanmıştır. Dolayısıyla iş sözleşmesini belirli süreye bağladıklarında, hakim, objektif ve esaslı şartların var olup olmadığını incelemelidir. İş sözleşmelerinin belirsiz süreli olmasının asıl olmasının sonucu olarak, belirli iş sözleşmesinin varlığını ileri süren taraf bunu ispatla yükümlüdür.
Belirli iş sözleşmesinin varlığının kabulü için hangi durumların objektif neden olarak kabul edilebileceği 4857 sayılı Kanun’un 11. maddesinde örnek kabilinden sayılmıştır: İşin niteliği gereği belirli bir süre devam etmesi, belirli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması. Kanun’da gösterilen bu haller tahdidi olarak değil; örnek kabilinden verilmiş; benzer hallerde belirli iş sözleşmesi kurulması imkanı açık tutulmuştur. Zira, söz konusu hükümde açık olarak “..gibi objektif koşullara bağlı olarak” ifadesine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen esaslar ışığında dosyadaki bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; somut uyuşmazlıkta davacı ziraat mühendisi olup, davalı…İnşaat Yem San. ve Tic. Ltd. Şti.ne ait yem fabrikasında yem teknolojisi konusunda davacının teknik sorumlu olarak çalışmak üzere işe alındığı ve her ne kadar sözleşme süresi bir yıl olarak kararlaştırılsa da; davacının görevinin amacı ve işinin niteliğine göre iş sözleşmesinin belirli süreli olarak yapılmasını gerektirecek objektif nedenlerin varlığı ispatlanmadığından sözleşmenin belirsiz süreli olduğu anlaşıldığından bakiye süre ücreti alacağı talebinin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
F) SONUÇ
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.