YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6340
KARAR NO : 2016/11289
KARAR TARİHİ : 21.12.2016
….
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davalı … yönünden elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminin kabulüne, diğer davalı … yönünden davanın husumetten reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacı, maliki olduğu 165 ada 21 ve 30 parsel sayılı taşınmazlarını davalıların haksız yere işgal ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesine ve ecrisimile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı … yönünden müdahalenin keşfen saptandığı gerekçesiyle elatmasının önlenmesi ve ecrimisil isteminin kabulüne, diğer davalı … yönünden ise keşif mahallinde yapılan vergi levhası incelemesinde madeni yağ satılan kısmın işleteninin dava dışı ….. olduğu, böylelikle davalı …’nin taşınmaza herhangi bir müdahalesinin olmadığı gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesinde “Bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” şeklinde mülkiyet hakkının içeriği belirlenmiştir.
Öte yandan, elatma bir haksız fiil olup, taşınmaza fiilen müdahale eden aleyhine elatmanın önlenmesi davası açılabileceği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; mahkemece yerinde yapılan keşifte komşu parselde ticari faaliyette bulunan tanık Mehmet İşcan’ın işletmenin resmi olarak işleteni .. … gözükmekte ise de, işletmede fiilen bulunan kişinin davalı … olduğu beyanı ile davalı …’in davacının maliki olduğu taşınmaza fiilen elatan olduğu saptanmıştır.
Hâl böyle olunca; davacıya ait taşınmazlara davalı … tarafından da elatıldığı gözetilerek elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebi yönünden ise toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.