YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/43399
KARAR NO : 2017/25687
KARAR TARİHİ : 22.11.2017
BÖLGE ADLİYEMAHKEMESİ: 3. Hukuk Dairesi
DAVATÜRÜ:İŞEİADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, müvekkilinin, davalı şirkette iş sözleşmesinin feshedildiği 05.01.2016 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını, davalı işverenin müvekkilinin iş sözleşmesini 05.01.2016 tarihinde haklı ve geçerli bir neden olmaksızın kanuna aykırı olarak müvekkilinin sendikal faaliyetlerde bulunmasından dolayı feshettiğini, …(Türkiye Petrol Kimya Lastik İşçileri) Sendikasının Şubat 2013 tarihinden beri davalı işyerinde örgütlenme faaliyeti sürdürdüğünü, bu tarihten itibaren davalı işverence sendika üyesi olan yaklaşık 600 işçinin iş sözleşmesinin feshedildiğini fesih sendikal nedenle yapıldığından müvekkili lehine bir yıllık ücreti tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilmesine, Mahkemece feshin sendikal nedenle yapıldığı kabul edilmediği takdirde, iş akdinin haklı ve geçerli bir neden olmaksızın feshedildiği göz önünde bulundurularak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca müvekkili lehine sekiz aylık ücreti tutarında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:Davalı, davacı yanın iddialarının aksine bağıtlanan iş sözleşmesinin sona ermesi ile sendikanın hiçbir ilgisi olmadığını, davacı yanın çalışma barış ve düzenini bozan davranışlarının müvekkili şirketin daha fazla müsamaha gösteremeyeceği bir hal aldığını, zira 04.01.2016 tarihinde 23.00/07.00 vardiyası için müvekkili şirket çalışanlarının ulaşımı adına tahsis edilmiş olan … plakalı servisde davacının çalışma arkadaşları … ve … ile tartışma çıkarttığının tespit edildiği, davacı bu tartışma sırasında tanıdıklarını araç güzergâhına çağırdığını ve servis aracını durdurmalarını sağladığını, servis aracını durduran bu tanıdıklarının …’u fiili kuvvet uygulayarak servis aracından indirdiğini ve bu arbedede zaman kaybeden araç ve içerisindeki tüm çalışanların işyerine geç kalmak durumunda kaldığını, vardiyadaki tüm üretimi etkileyen bu olaydan sonra davacının iş akdinin devamının müvekkili şirket için çekilmez bir hal aldığını, tüm bu hususlar neticesinde davacının iş akdinin 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 25-II-e, d bentleri uyarınca haklı sebeple derhal ve tazminatsız olarak feshedildiğini,belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:İlk Derece Mahkemesince, yerleşik Yargıtay kararları gereğince sendikanın yetki tespiti başvurusunda bulunup bulunmadığı ve yetki alıp almadığı ile iş yerinde fesih tarihi itibariyle çalışan, sendikaya üye olan, üyelikten çekilen, üyelikten çekilenlerden çalıştırılan, iş sözleşmesi fesh edilen, işten çıkartılanlardan sendikalı olan ve sendikalı olupta iş yerinde çalışmaya devam eden işçiler olup olmadığı araştırılmıştır.İş akdinin sendikal nedenlerle fesh edildiği iddiası yönünden davacı ve davalı tanıkları dinlenilmiştir. Yine… 1. İş Mahkemesinin aynı dönemde işten çıkartılan işçilerden iş akdi 10/11/2015 tarihinde fesh edilen … hakkında düzenlenen bilirkişi raporunda iş akdinin toplanan delillere göre sendikal sebeplerle fesh edildiği bildirilmiştir.Davalı işyerinde sendika üyesi olduğu öğrenilen işçiler üzerinde baskılar kurulduğu, sık sık çalışma yerlerinin değiştirildiği, sendikaya üye olmayan işçiler ile irtibatının kesilmesi için diğer çalışanlara sendikalı bilinen işçi ile görüşüp konuşmamaları yönünde baskı uygulandığı, işçilerin ürettiği ürünlerin sayısı yeterli bulunmayarak arttırılmasının istendiği, bu yönde tutanaklar tutulduğu, makineden kaynaklı arıza ve problemlerin sendikalı olarak bilinen işçiye mal edilerek üretim rakamlarının tutturulamamasından sorumlu tutulduğu, çalışanlardan cep telefonları dışarıda bıraktırılarak odaya alınıp e-Devlet şifreleri sorularak sendikaya üyeliklerinin kontrol edildiği, sendikalı iseler üyeliklerinin sona erdirildiği dosyamızda ve emsal dosyalarda tanıklar tarafından ifade edilmiştir.İşyerinde işçilere bu şekilde baskı uygulanması, 2016 yılının ilk 4 aylık döneminde işyerinde çalışan sendikaya üye 266 işçinin baskılar sonucu üyelikten istifa ederek ayrılmaları, davalı işyerinde sendikal örgütlenmenin sistemli ve eylemli bir şekilde işveren tarafından engellenmek üzere dönem dönem sendikaya üye olan işçilerin hemen hemen aynı gerekçelerle toplu olarak işten çıkarılmaları, yetki süresince hukuka aykırı eylemler ve işlemler yapılarak ve müdahale edilerek taraf sendikanın üye sayısının düşürülmeye çalışılması, sendikanın üye sayısı itibariyle bir ara yeterli sayıya yaklaştığı sırada yapılan müdahaleler ile işten çıkartmalar sonucu üye işçi sayısının gerilemiş olması, sendikanın üyelerinin işten çıkartılması kaygısı ile mahkemenin yazdığı müzekkereye isim belirtmeksizin cevap vermeye çalışması karşısında söz konusu feshin sendikal nedenlerle gerçekleştiği sonucuna ulaşılmış,davacının davasının kabulüne dair karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı taraf vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamına,tanık beyanlarına göre 04.01.2016 tarihinde gece vardiyasında çalışacak işçileri …’dan davalı şirkete ait fabrikaya getiren serviste davacı ve davacının akrabası olan … ve …’unda olduğu ,… ve … arasında tartışma çıktığı, davacının bu tartışmaya katılmadığı ve …’i sakinleştirmek istediği ve olayı yatıştırmaya çalıştığı,…’in sinirlerine hakim olamaması üzerine davacının …’in ağabeyini alarak götürmesini istediği, daha sonra meydana gelen vakıalarada davacının katılmadığı anlaşılmakla, davalı işverence davacının fesih ihtarında yer alan ve kendisine isnat edilen fiilleri gerçekleştirdiğinin ve iş aktinin tazminat gerektirmeyecek şekilde feshinin ispatlanamadığı sonucuna varılmakla mahkemece feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine karar verilmesinde hatalı yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf talebi bu açıdan yerinde görülmemiştir.Dosya kapsamına göre,davacının sendikaya üyelik tarihinin 10.02.2015 tarihi oluşu, emsal dosyalardaki sendikal sebeple işten çıkarılan işçilerin işten çıkarılış tarihleri, fesih ihtarına konu olayın 04.01.2016 tarihinde oluşu ve akabinde 05.01.2016 tarihli disiplin kurulu kararı ile münhasıran belirtilen olaya bağlı olarak davacının iş aktinin sonlandırıldığı, somut uyuşmazlıkta davacının sendikal sebeple iş aktinin feshinin söz konusu olmadığı sonucuna varılmakla, dolayısıyla buna bağlı olarak 4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesi gereğince davacının yasal süresi içinde işe başvurmasına rağmen, davalı işverenin 1 aylık yasal süresi içerisinde davacı işçiyi işe başlatmaması halinde davacının hizmet yılı, yaptığı iş ve fesih sebebi dikkate alınarak alınarak davalı tarafından ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 4 aylık ücreti olarak belirlenmesi gerekirken sendikal sebebe dayalı olarak 1 yıllık ücret olarak belirlenmesinin hatalı olduğu tespit edilmekle davalı vekilinin istinaf talebi bu açıdan yerinde görülmüştür. Açıklanan sebeplerle ve tüm dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararı sendikal tazminat yönünden yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı üzere hatalı olup, ancak bu yanlışlığın HMK.353/b-2 uyarınca duruşma açılmadan giderilmesi mümkün olduğundan,… 1.İş Mahkemesinin 2016/98 Esas-2017/300 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılmasıyla yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık iş sözleşmesinin işveren tarafından sendikal sebeple feshedilip feshedilmediği noktasında toplanmaktadır.İş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun “Sendika özgürlüğünün güvencesi” başlıklı 25. maddesini birinci fıkrasına göre; “İşçilerin işe alınmaları; belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri, belli bir sendikadaki üyeliği sürdürmeleri veya üyelikten çekilmeleri veya herhangi bir sendikaya üye olmaları veya olmamaları şartına bağlı tutulamaz” üçüncü fıkrasına göre; “İşçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde işçi kuruluşlarının faaliyetlerine katılmaları veya sendikal faaliyette bulunmalarından dolayı işten çıkarılamaz veya farklı işleme tabi tutulamaz.” Aynı maddenin beşinci fıkrasına göre ise; “Sendikal sebeple iş sözleşmesinin feshi halinde işçi, 4857 sayılı Kanun’un 18., 20. ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir ve iş sözleşmesinin sendikal sebeple feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanun’un 21. maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir.” denilmektedir.Dairemizce, sendikal tazminat davalarında ispat yükünün işçide olduğu hallerde, işyerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki kurallarının işletilip işletilmediği, işyerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin imzalanıp imzalanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususların araştırılmasına yönelik ölçütler belirlenmiştir.Dosya içeriğine ve emsal dosyalara göre iş yerinde uzun zaman devam eden çok sayıda işçinin iş sözleşmelerinin feshi süreci ve bir kısım işçilerin sendika üyeliğinden istifa ettiği, sendikadan getirtilen kayıtlarda; 2015 yılı Şubat ayında 4, Mart ayında 4, Nisan ayında 7, Mayıs ayında 15, Haziran ayında 10, Temmuz ayında 3, Ağustos ayında 7, Eylül ayında 1, Ekim ayında 24, Kasım ayında 31 ve Aralık ayında 20 olmak üzere toplam 126 sendikaya üye işçinin işine işverenlikçe son verildiği, Mayıs 2015’de işe 90 yeni işçinin alındığı, 63 işçinin çıkartıldığı, Haziran 2015’de 78 yeni işçinin alındığı, 39 işçinin çıkartıldığı, Temmuz 2015’de 82 işçinin işe alındığı, 32 işçinin çıkartıldığı, Ağustos 2015’de 89 işçinin işe alındığı, 61 işçinin çıkartıldığı, Eylül 2015’de 60 işçinin işe alındığı, 42 işçinin çıkartıldığı, Ekim 2015’de ise 145 işçinin işe alındığı, 75 işçinin işten çıkartıldığı, 2016 yılında ise sendikaya üye olup işten çıkartılan işçilerin Ocak ve Şubat 2016 tarihlerindeki toplamının 26 kişi olduğu, 2015 yılında sendika üyeliğinden istifa eden işçi sayısının 30 olduğu, 2016 yılında sendika üyeliğinden istifa eden işçi sayısının ilk 4 ayda 266 kişi olduğu anlaşılmıştır.Tanık beyanlarına göre somut olayda; 04.01.2016 tarihinde gece vardiyasında çalışacak işçileri davalı şirkete ait fabrikaya getiren servis aracında davacı ve davacının akrabası olan … ve …’un da olduğu sırada … ve … arasında tartışma çıktığı, davacının bu tartışmaya katılmadığı, olayı yatıştırmaya çalıştığı, ancak iş sözleşmesinin 05.01.2016 tarihli disiplin kurulu kararı ile münhasıran belirtilen olaya bağlı olarak sonlandırıldığı anlaşılmıştır. 2016 yılının ilk 4 aylık döneminde işyerinde çalışan sendikaya üye 266 işçinin baskılar sonucu üyelikten istifa ederek ayrılmaları, davalı işyerinde sendikal örgütlenmenin sistemli ve eylemli bir şekilde işveren tarafından engellenmek üzere dönem dönem sendikaya üye olan işçilerin hemen hemen aynı gerekçelerle toplu olarak işten çıkarılmaları, yetki süresince hukuka aykırı eylemler ve işlemler yapılarak ve müdahale edilerek taraf sendikanın üye sayısının düşürülmeye çalışılması,davacı tanıklarının iş sözleşmesinin sendikal sebeple feshedildiği yönündeki beyanları, üyelik ile fesih arasında geçen süre, işyerinde sendikalı işçi kalmamasına karşın çok sayıda işçi alımı yapıldığı dikkate alındığında feshin sendikal sebebe dayandığının kabulü ile davacının iş sözleşmesinin sendikal sebeple feshedildiğinin gözetilerek, işe başlatılmaması halinde mülga 2821 sayılı Kanun’un 31. ve 6356 sayılı Kanun’un 25. maddesi uyarınca sendikal tazminata hükmedilmesi gerekmektedir.Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1- … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 2017/1421 esas 2017/1262 karar sayılı kararı ile, … 1. İş Mahkemesi’nin 2016/98 esas, 2017/300 karar sayılı kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat miktarının sendikal fesih sebebi dikkate alınarak takdiren davacının bir yıllık ücreti tutarında belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2,20TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 271,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.11.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.