Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/22685 E. 2017/13413 K. 15.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/22685
KARAR NO : 2017/13413
KARAR TARİHİ : 15.09.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalılardan … Telekominikasyon İnş. Taah. Turz. Elek. Proje Dan. San. ve Tic. Ltd. Şti. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının evlilik sebebi ile 24/5/2014 tarihinde işten ayrıldığını, 02/05/2014 tarihli dilekçe ile bunu bildirdiğini, çalıştığı tüm sürede sadece 20 gün yıllık izin kullandığını, resmi tatil ve dini bayramlarda çalıştığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı … vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, fesih hususunu en son çalıştığı şirketin bileceğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … Şirketi vekili, şirket merkezine haber vermeksizin asıl işveren görevlisi …’a evlenme nedeniyle 24.05.2014 tarihinde işten ayrılacağına dair bildirim yaptığını, fakat 24.05.2014 tarihinde işyerine gelerek çalıştığını, böylelikle evlenme nedeniyle fesih iradesini kendi eylemi ile ortadan kaldırdığını, bunun kart okuma sistemi ve puantaj kayıtları ile sabit olduğunu, sonraki 3 gün üst üste işe gelmediğini, savunmasının istendiğini ama geçerli bir neden ortaya koymadığını ve bu davayı açtığını, dini milli bayramlarda çalışmadığını, asgari geçim indirimlerinin ödendiğini, bordrolar ve banka kayıtlarından durumun belli olduğunu, davacının evvelce çalıştığı Lider Şirketi, Şahin Şirketi, Aytürk Şirketi, sicilleri dilekçede belirtilen işyerlerinde çalıştığını, bu firmalara ihbar yapmak istediklerini ama açık ünvanları olanların adreslerini, sicilleri yazılı olanların ünvanlarını ve adreslerini bilmediklerini, bunların SGK’ndan sorulmasını talep ettiklerini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Dairemizin bozma ilamına uyulduğu, davacının asıl işveren PTT A.Ş.’ye ait işyerinde alt işveren olan diğer davalının işçisi olarak aralıksız ve kesintisiz 06.04.2007 – 24.05.2014 tarihleri arasında çalıştığı, SGK kayıtları, tanık anlatımları ile sabit olmuştur. Davacının işten ayrıldığı tarihteki son aylık ücreti gerek bordro gerek banka kayıtlarından da anlaşılacağı üzere 955,80 TL olduğu, davacının kıdem tazminatı talebi yönünden yapılan incelemede; davacı iş akdini evlenme nedeniyle feshettiğini belirterek tazminat ve alacak talebinde bulunduğu, davalının ise, davacının devamsızlık nedeniyle iş akdinin feshedildiğini savunduğu, diğer davalı … ise hizmetin belirli süreli olduğunu, belirli süreli iş sözleşmesi ile davacının çalıştığını, bu sebeple istemlerin yerinde olmadığını açıkladığı, davacının 02.05.2014 tarihinde meydana gelen evlilik nedeniyle 24.05.2014 tarihinde iş akdini feshedeceğini davalı işverene bildirdiği, bu nedenlerle, 1475 sayılı kanunun 14. maddesinea göre evlenme nedeniyle iş akdinin feshedilmesi halinde davacının kıdem tazminatına hak kazanacağı belirtildiğinden, bilirkişi raporundaki kıdem tazminatından davalılar müştereken ve müteselsilen faizi ile birlikte sorumlu tutulduğu, davacı tanıklarının ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığını belirttiği, davalı taraf ödemenin yapıldığına dair yazılı belgeyi mahkemeye sunamadığından, bilirkişinin raporunda tespit edilen miktardan % 20 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak geriye kalan miktardan sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, davacının kullandığı yıllık izinlerle ilgili sunmuş olduğu belgeler dışında davacının bakiye 79 günlük yıllık izin alacağı olduğu anlaşıldığından, bilirkişi raporunda tespit edilen miktardan davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu, celbedilen imzalı bordrolardaki, yine banka kayıtlarındaki dönemler dışlanarak bilirkişi tarafından hesaplanan asgari geçim indirimi alacağını davalı taraf ödediğini kanıtlayamadığından, bilirkişi raporunda tespit edilen miktarın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerektigi kanaati ile hüküm tesis edildiği, hükmün yasal süresi içerisinde temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesince “Davacı vekili, davacının evlilik sebebi ile 24/5/2014 tarihinde işten ayrıldığını, 02/05/2014 tarihli dilekçe ile bunu bildirdiğini, çalıştığı tüm sürede sadece 20 gün yıllık izin kullandığını, resmi tatil ve dini bayramlarda çalıştığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarını istemiştir. Davalı … vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, fesih hususunu en son çalıştığı şirketin bileceğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı … Şirketi vekili, şirket merkezine haber vermeksizin asıl işveren görevlisi …’a evlenme nedeniyle 24.05.2014 tarihinde işten ayrılacağına dair bildirim yaptığını, fakat 24.05.2014 tarihinde işyerine gelerek çalıştığını, böylelikle evlenme nedeniyle fesih iradesini kendi eylemi ile ortadan kaldırdığını, bunun kart okuma sistemi ve puantaj kayıtları ile sabit olduğunu, sonraki 3 gün üst üste işe gelmediğini, savunmasının istendiğini ama geçerli bir neden ortaya koymadığını ve bu davayı açtığını, dini milli bayramlarda çalışmadığını, asgari geçim indirimlerinin ödendiğini, bordrolar ve banka kayıtlarından durumun belli olduğunu, davacının evvelce çalıştığı Lider Şirketi, Şahin Şirketi, Aytürk Şirketi, sicilleri dilekçede belirtilen işyerlerinde çalıştığını, bu firmalara ihbar yapmak istediklerini ama açık ünvanları olanların adreslerini, sicilleri yazılı olanların ünvanlarını ve adreslerini bilmediklerini, bunların SGK’dan sorulmasını talep ettiklerini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının asıl işveren PTT A.Ş.’ye ait işyerinde alt işveren olan diğer davalının işçisi olarak aralıksız ve kesintisiz 06.04.2007 – 24.05.2014 tarihleri arasında çalıştığı, davacının işten ayrıldığı tarihteki son aylık ücretinin gerek bordro gerek banka kayıtlarından da anlaşılacağı üzere 955,80 TL olduğu, davacının 02.05.2014 tarihinde meydana gelen evlilik nedeniyle 24.05.2014 tarihinde iş akdini feshedeceğini davalı işverene bildirdiği, bu nedenlerle, 1475 sayılı kanunun 14. maddesine göre evlenme nedeniyle iş akdinin feshedilmesi halinde davacının kıdem tazminatına hak kazanacağı belirtildiğinden, bilirkişi raporundaki kıdem tazminatından davalılar müştereken ve müteselsilen faizi ile birlikte sorumlu tutulduğu, davacı tanıklarının ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığını belirttiği, davalının ödemenin yapıldığına dair yazılı belge sunamadığı, bilirkişinin raporunda tespit edilen miktardan % 20 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak geriye kalan miktardan sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği, davalının davacının kullandığı yıllık izinlerle ilgili sunmuş olduğu belgeler dışında davacının bakiye 79 günlük yıllık izin alacağı olduğu, bilirkişi raporunda tespit edilen miktardan davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğu, celbedilen imzalı bordrolardaki, yine banka kayıtlarındaki dönemler dışlanarak bilirkişi tarafından hesaplanan asgari geçim indirimi alacağını davalının ödediğini kanıtlayamadığı, bilirkişi raporunda tespit edilen miktarın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. Somut uyuşmazlıkta, ulusal bayram ve genel tatil ücreti açısından, davalı … vekili davaya karşı cevap dilekçesi ile süresi içinde zamanaşımı savunması yapmıştır. Ancak hükümde, bilirkişi raporunda zamanaşımı uygulanmaksızın hesaplanan 1694,81 TL.’dan %20 takdiri indirim yapılarak 1173,76 TL.’sine hükmedildiği belirtilse de 1694,81 TL.’nın %20 indirimli hali hükmedilen 1173,76 TL. değildir. Esasen Mahkeme, dava zamanaşımına göre hesaplanan miktarı “takdiri indirimli miktar” olarak adlandırarak hüküm kurmuş, %20 takdiri indirim uyguladığını belirtmesine rağmen bu indirimi de uygulamamıştır. Davaya karşı zamanaşımının gözetilmesi diğer yandan, takdiri indirimin de uygulanması ve neticeten 1173,76 TL.’nın %20 indirimli hali olan 939,01 TL.’nın ulusal bayram ve genel tatil ücreti olarak hüküm altına alınması gerekirken yazılı miktara hükmedilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleri ile hükmün bozulduğu, bozmadan sonraki usuli işlemler tamamlanmış, usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyulmuş, bozma ilamı içeriği , bilirkişi raporu , davacının ıslah dilekçesi içeriği birlikte değerlendirilmiş, yargıtay bozma ilamı ve tüm dosyadaki delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucu başkaca araştırma ve inceleme yapılmasına gerek olmadığı kanaatine varılarak hüküm tesis edildiği, Yargıtay bozma ilamı içeriği incelendiğinde somut ulusal bayram, genel tatil ücreti açısından bilirkişi raporunda zaman aşımı uygulanmaksızın hesaplanan 1694,81 TL den %20 takdiri indirim yapılarak 1173,76 TL’ye hükmedildiği belirtilse de 1694,81 TL nin %20 indirimli halinin hükmedilen 1173,76 TL olmadığı , dava zaman aşımına göre hesaplanan miktarın takdiri indirimli miktar olduğu belirtilerek hüküm kurulup %20 takdiri indirim uygulandığı belirtilmesine rağmen bu indirimin de uygulanmadığı belirtilerek değerlendirme yapıldığı hususu dikkate alınarak bu yönlerden hükmün bozulmasına karar verilmiş olup dosya kapsamı, karar içeriği, ıslah dilekçesi içeriği de dikkate alınarak Mahkemece yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan değerlendirmede bilirkişi raporu incelendiğinde zaman aşımı defii gözetildiğinde 1173,76 TL ulusal bayram , genel tatil ücretine hükmedilmesi gerektiği hesap raporunda belirtilmiş, mahkememizce bu hesap raporuna itibarla hüküm kurulmuş, yine hesap bilirkişi raporu da gözetildiğinde bu belirlenen zaman aşımı defiine göre hesaplanan tutar da gözetilerek davacının dava dilekçesi ile 300 TL olarak talep ettiği bu miktar ücretin 873,76 TL daha arttırarak zaman aşımına göre hesaplanan 1173,76 TL olarak kısmen ıslah ettiği görülmekle bu kalem yönünden taleple bağlılık kuralı da gözetilerek değerlendirme yapılması gerekeceğinden hükümde her ne kadar bu hesaplanan miktar belirtilmesi gerekse de ıslah dilekçesi içeriği her iki davalı yönünden de talep arttırım dilekçesi içeriği ve yukarıda açıklandığı şekilde taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak hüküm kurulması gerekeceğinden bu husus bu şekilde değerlendirilerek davacının bu şekilde kanıtladığı kanaatine varılan talebine ilişkin hesap bilirkişi raporu, yargıtay bozma ilamına , ıslah dilekçesi, taleple bağlılık kuralı da dikkate alınarak buna göre davalılardan tahsili gerekeceği, başkaca araştırma yapılmasına gerek olmadığı, sehven bu hususun ilk kararda bu şekilde açıklayıcı olarak yazılmadığı, bozmaya konu olduğu mahkememizce bu husus açıklanmak kaydıyla hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılarak bu talep yönünden bu açıklamalarımız doğrultusunda uyulan bozma ilamı da gözetilerek hüküm tesis edildiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı asıl işveren PTT A.Ş.’ye ait işyerinde diğer davalının işçisi olarak aralıksız, kesintisiz 06.04.2007 – 24.05.2014 tarihleri arasında çalıştığı, son aylık üçcretinin gerek bordro gerek banka kayıtlarından anlaşılacağı üzere 955,80 TL olduğu, davacı 02.05.2014 tarihinde meydana gelen evlilik nedeni ile 24.05.2014 tarihinde iş akdini fesh edeceğini davalı işverene bildirmiş olmakla evlenme nedeni ile akdin fesh ediliği anlaşılmakla davacının kıdem tazminatına hak kazandığı değerlendirilerek hesap bilirkişi raporuna itibarla davalılardan müştereken- müteselsilen tahsiline karar verildiği, davacının kullanmadığı bakiye 79 günlük yıllık izin alacağı olduğu anlaşılmakla davalı tarafça ispat yükümlülüğü yerine getirilememiş olmakla bu talebin bu şekilde hesap bilirkişisi raporu da gözetilerek davalılardan asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu da değerlendirilerek müştereken-müteselsilen tahsiline karar verildiği, celb edilen bordro ve banka kayıtları da gözetilerek ödenen dönemler dışlanarak davacının bilirkişi tarafından denetime elverişli hesap raporuna itibarla AGİ alacağı hüküm altına alındığı, tüm dosya kapsamı mevcut delillerle birlikte yargıtay bozma ilamı da gözetilerek hüküm kurulduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davalı … Şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı … Şirketinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, hükmüne uyulan Dairemizin 2015/17510 Esas sayılı, 15/12/2016 tarihli bozma ilamında hüküm altına alınması gereken ulusal bayram genel tatil ücretinin 939,01 TL olduğu açıkça belirtilmiştir. Mahkeme tarafından bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde davalı … Şirketi lehine oluşan usuli kazanılmış hak ihlal edilir şekilde davalı … Şirketi hakkında ulusal bayram genel tatil alacağı bakımından bozmadan önceki karardaki miktara hükmedilmesi hatalıdır.
Davalı … Şirketi aleyhine 939,01 TL ulusal bayram genel tatil ücretine hükmedilmelidir. Davalı … ise davacı temyizi bulunmadığından usuli müktesep hakkı olarak, ulusal bayram genel tatil ücretinin 935 TL kısmından sorumlu tutulmalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA , peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15/09/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.