YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5556
KARAR NO : 2018/1363
KARAR TARİHİ : 15.02.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüş,dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suç tarihinde yürürlükte olan yasal düzenlemelere göre 5237 sayılı TCK’nın 142/2-g maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için eylemin, barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyük veya küçükbaş hayvan hakkında gerçekleştirilmesi gerektiği; konut veya eklentisi niteliğindeki yerlerden gerçekleşen eylemin ise aynı Kanun’un 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetildiğinde ve 08.06.2012 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporunda şikayetçiye ait ev ile ahırın arasının 17 metre olduğunun belirtilmesi karşısında; hırsızlık eyleminin gerçekleştiği yerin bağımsız hayvan barınağı ya da konut eklentisi niteliğinde bir yer olup olmadığı hususu, mahallinde keşif yapılarak belirlenip, dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte değerlendirilerek duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanıp, sonucuna göre suçun niteliğinin belirlenmesi gerekirken, eksik araştırmayla yazılı şekilde 5237 sayılı TCK’nın 142/2-g maddesi ile hüküm kurulması,
2- Sanıklar tarafından şikayetçinin ahırında bulunan bir adet inek ile bir adet buzağının çalınması şeklinde gerçekleşen olayda; olay yeri inceleme ekiplerince yapılan çalışma sonucu çalınan 1 adet ineğin Çukur Mevkiinde bulunduğu, sanık … ile yapılan sözlü mülakatta, sanık … ile birlikte çaldıkları 1 adet buzağının sanık …’nun ikametinde olduğunu belirttiği ve bir adet buzağının sanık …’nun ikametinin bahçesinde bulunarak şikayetçiye teslim edildiği, sanık …’ın suça konu buzağının yerini söylemesi üzerine buzağının bulunduğu ve şikayetçiye kısmi iadenin sağlandığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösterip göstermediği şikayetçiden sorularak sonucuna göre sanık … hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Kısmi iade bulunan olayda, sadece kısmi iadeyi sağlayan sanığın şikayetçinin rızasının bulunması halinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanacağı gözetilmeden sanık … hakkında TCK’nın 168.maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
4–Sanık …’nun tekerrüre esas alınan Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2011 tarih ve 2010/275 Esas 2011/392 Karar sayılı ilamında 2 ayrı suçtan hükümlülük kararı bulunması karşısında; 5275 sayılı Yasa’nın 108/2. maddesi gözetilerek, en ağır cezaya ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerekirken, ilamın tamamının tekerrüre esas alınması ile yazılı şekilde karar verilmesi,
5-Sanık …’ın adli sicil kaydına konu olan ve tekerrüre esas alınan Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin 02/06/2011 tarih ve 2009/532 Esas – 2011/236 Karar sayılı ilamıyla kasten yaralama suçundan tayin olunan adli para cezasının miktarı itibariyle 1412 sayılı CYUY.nın 305.maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve aynı Yasanın 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas olmayacağının gözetilmemesi,
6- Kabule göre de;
Kovuşturma aşaması başlamadan evvel soruşturma aşamasında gerçekleşen etkin pişmanlık nedeni ile sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılırken, anılan maddenin 2.fıkrası da gözetilerek indirim oranının 1/2’den fazla olması gerektiği gözetilmeden iadenin kovuşturma aşamasında yapıldığının belirtilmesi suretiyle 1/4 oranında indirim yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii, sanık … ve o yer Cumhuriyet savcısı itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, sanık … hakkında bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 15/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.