Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/22255 E. 2017/13216 K. 13.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/22255
KARAR NO : 2017/13216
KARAR TARİHİ : 13.09.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, davalı işletmede 02.02.1977 ile 15.02.2004 tarihleri arasında davalı işletmenin değişik bölümlerinde aralıksız çalıştığını, devamlı işçi olmasına rağmen davalı kurumun SGK’na eksik bildirimlerde bulunduğunu ve ücretinde eksik ödendiğini, davacının bu hususu davalı kuruma bildirdiği halde netice alamadığını, işyerinde TİS ve sendikanın olduğunu, davalı kurumda her yıl iki ikramiye ve üç ilave tediye ücreti ödediğini iddia ederek eksik ücret, ikramiye ve ilave tediye alacağı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, resmi tatil ve pazar ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren, davacının idarede mevsimlik işçi pozisyonunda çalıştığını, iş akdinin askıya alındığı sürelerin dışında idarelerinde çalıştığını ve çalıştığı gün kadar sigorta primlerinin yatırıldığını, TİS ve sendikadan yararlandığını, altı aylık dilimlerde iki maaş ve bir ikramiye ilave aldığını, giyim yardımından faydalandığını, davacının mevsimlik işçi olarak çalıştığı dönemden alacağının kalmadığını, kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı hak kazanmasının mümkün olmadığını, puantajlardan da anlaşılacağı üzere davacının 45 saatten fazla çalışmadığını, fazla mesai yapmadığını ve tatillerde çalışmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin önceki kararı Dairemizin 02.12.2013 gün ve 2011/35453 Esas, 2013/31534 Karar sayılı kararıyla “davacının 1977-2003 yılları arası sürekli çalıştığı kabul edilerek fark isteklere dair hüküm kurulduğu, davalı işverenin kamu kurumu olduğu vahidi fiyatla çalışma şeklinde dahi yapılan ödemelerin kayda dayanmak zorunda olduğu, davacının sigortasız olarak çalıştığı iddia edilen döneme ait varsa puantaj kayıtlarının getirtilmesi, aynı dönemde davacıya vahidi fiyatla günlük ücret ödenmesine dair kayıtların istenmesi, SGK’ya göre davacının işyerinde çalışmasının olmadığı dönemde işveren kayıtlarına göre bir çalışmasının belirlenmesi durumunda salt bu günler için sigortaya bildirilmeyen çalışmaların varlığının kabul edilip resmi kayıtlarla yer alan çalışma sürelerine göre hesaplamaya gidilmesi gerektiği” belirtilerek bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı dava dilekçesinde taleplerini ayrıştırmadan hafta tatili ile genel tatil ücreti alacağı olarak 5.000 TL talep etmiştir. Bozma öncesi bilirkişi raporunda hafta tatili ücreti alacağı net 6.800,42 TL, genel tatil ücreti alacağı ise net 1.108,69 TL olarak hesaplanmış, davacı 15.04.2009 tarihli ıslah dilekçesinde bilirkişi raporuna uygun şekilde hafta tatili ücreti alacağı olarak 6.800 TL, genel tatil ücreti alacağı olarak 1.100 TL talep etmiş, mahkemece her iki talep birlikte değerlendirilerek %30 taktiri indirim ile 5.530 TL’ye hükmedilmiştir.
Bozma sonrası bilirkişi raporunda 2.139,52 TL brüt genel tatil ücreti alacağı hesaplanmış ve mahkemece doğrudan bu rakama hükmedilmiştir. Hafta tatili ücreti alacağı talebi ise reddedilmiştir.
Davacının genel tatil ücretine ilişkin talebi aşıldığı gibi, bozma öncesi mahkemece davacının talebi doğrultusunda net 1.100 TL üzerinden %30 taktiri indirim yapılarak genel tatil ücretine hükmedildiği, bu miktarın davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğu gözden kaçırılarak karar verilmesi hatalıdır.
3- Hüküm kısmında alacak kalemlerinin net mi yoksa brüt mü olduğunun belirtilmemesinin infazda tereddüte yol açacağı ve 6100 sayılı Kanun’un 297/2. maddesine aykırı olacağının gözetilmemeside hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.