YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22244
KARAR NO : 2017/25276
KARAR TARİHİ : 21.11.2017
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti
Davacı vekili, davacının davalılardan …’e ait şahıs işletmesinde işe başlayıp, 01.03.2007 tarihinden itibaren de bu şahıs tarafından kurulan şirkete ait işyerinde aliminyum doğrama ve cam balkon ustası olarak çalışmaya devam ettiğini, işverenin 27.08.2011 tarihinde davacı dahil olmak üzere üç işçiyi eleman fazlalığı iddiasıyla işten çıkarttığını, işçilik alacaklarının ödenmediğini beyanla kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ve dini ve milli bayram ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davacının davalılardan …’e ait işyerinden tüm haklarını almak suretiyle ayrıldığını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının davalı şirket bünyesindeki çalışmasının devamsızlık sebebiyle sona erdiğini, bu sebeple kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, işyerinde 08.30-18.30 saatleri arasında çalışma yapıldığını, cumartesi ve pazar günleri çalışılmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davacı vekili ile davalılar vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Davacının hizmet süresi ile ilgili uyuşmazlık mevcuttur.
Davacı vekili, davacının 2004 yılında davalılardan …’ye ait işyerinde işe başlamasına rağmen Sosyal Güvenlik Kurumu bildiriminin 06.07.2005 tarihinde yapıldığını, 01.03.2007 tarihinden itibaren de …’nin kardeşi ile birlikte kurduğu şirket üzerinden sigortalı gösterilmeye başlandığını ileri sürmüştür. Davalılar vekili ise, davacının davalılardan …’nin yanındaki çalışmasının 05.10.2005 tarihinde sona erdiğini, bu çalışmanın karşılığı olan haklarının ödendiğini, bu sebeple davalılardan …’ye ait işyerinde geçen çalışmalar yönünden kıdem ve ihbar tazminatı talep etmesinin söz konusu olamayacağını ileri sürmüştür.Mahkemece, davacının davalılardan …’ye ait işyerinde 06.01.2005- 05.10.2005 tarihleri arasında geçen çalışmalarının istifa ile sonuçlandığı gerekçesiyle bu dönem dikkate alınmamıştır. SGK kayıtlarına göre de, davacının istifa ile sonuçlanan bu çalışmasından sonra 116049 sicil numaralı bir başka işyerinde çalıştığı görülmekte olup; bu çalışması sona erdikten sonra yeniden …’ya ait 1091979 sicil numaralı işyerinde yeniden çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. Böylece kayıtlara göre davacının davalılardan …’ye ait işyerinde 14.07.2006-01.03.2007 tarihleri arasında toplam 6 ay 16 gün çalıştığı hususu sabit olup, mahkemenin bu yöndeki kabulü isabetlidir. Davacının davalı şirket bünyesindeki çalışmalarına gelince; SGK kayıtlarına göre davacının davalı şirketteki çalışmaları, 01.03.2007-10.05.2007, 23.09.2008-24.10.2011 tarihleri arasında olmak üzere iki dönem şeklindedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taleple bağlı kalınarak, çalışma süresinin 27.08.2011 tarihinde sona erdiğinin kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, 01.03.2007-27.08.2011 dönemindeki çalışma kesintisiz olarak değerlendirilerek davacının 4 yıl 5 ay 27 gün çalıştığı kabul edilmiş ise de, dosyada kesintisiz çalışmayı kanıtlayan herhangi bir bilgi belge veya delil yer almadığı, tanıkların da buna ilişkin herhangi bir beyanlarının olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı, 10.05.2007- 23.09.2008 tarihleri arasında davalı şirkette çalışmaya devam ettiğini kanıtlayamadığı halde, bu dönemin de çalışılmış gibi hizmet süresine dahil edilmesi doğru olmamıştır. Bu itibarla davacının hizmet süresi yeniden belirlenmek suretiyle, varsa talep edilen alacakların belirlenecek hizmet süresine göre doğru şekilde hesaplanması için kararın bozulması gerekmiştir.
2- Davalılardan …’in fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağından sorumlu olup olmadığı uyuşmazlık konusudur.
İşyerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili çalışması, bayram ve genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken müteselsilen sorumlu olup, devreden açısından bu süre devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlıdır.Somut uyuşmazlıkta, davacının davalı 01.03.2007 tarihinde davalılardan …’ye ait 1091979 sicil numaralı işyerinden ayrılarak, aynı tarihte davalı şirkete ait işyerine girdiği; taraflarca da davalı şirketin diğer davalı … ve kardeşi tarafından kurulduğu, her iki davalıya ait işyerinin cam balkon ve pencere işinde faaliyet gösterdiği anlaşılmakta olup, mahkemece somut olay yönünden yapılan değerlendirmeye göre taraflar arasında işyeri devri bulunduğu kabul edilmiştir. Buna göre, devreden işveren …’nin feshe bağlı ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağından sorumlu olmadığı yönünde karar verilmesi isabetli ise de; devredenin devir tarihinde doğmuş bulunan hak ve alacaklardan sorumluluğunun iki yıl ile sınırlı olduğu dikkate alındığında, devir tarihi olan 01.03.2007 tarihine göre iki yıllık sürenin geçmiş olduğu, bu sebeple bu davalının fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil alacağı yönünden herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı göz önüne alınmaksızın karar verilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.