Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/7991 E. 2017/4042 K. 22.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7991
KARAR NO : 2017/4042
KARAR TARİHİ : 22.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, icra dosyasına diğer borçlu dava dışı… tarafından ödeme yapıldığını ancak takibe konu senetler üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, ödeme yapan …’nın iş bu kere müvekkil aleyhine yapmış olduğu ödeme için rucu alacağına yönelik takip başlattığını ve müvekkilinin bu takibe itiraz ettiğini, Kenan Taşçı tarafından itirazın iptali davasının açıldığı … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/263 esas sayılı dosyasında müvekkiline menfi tespit davası açma hususunda süre verildiğinden iş bu davanın açıldığını ileri sürerek, müvekkilinin takip konusu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, … Kurumundan alınan bilirkişi raporuna göre, dava konusu bonolardaki imzaların davacı …’in eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, davacının da yemin deliline başvurmadığı, davanın davacı tarafça ispat edilemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibine konu bonolardan dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir.Davacı bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğünden bonolardaki imzanın davacı borçluya ait olduğunun ispat yükümlülüğü davalı alacaklıya aittir. Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre, imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda kanaat edinilemediği belirtilmiş olduğundan, bu durumda bonolardaki imzanın davacıya ait olmadığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporunun yorumunda hataya düşülerek ve ispat yükümlülüğü yanlış değerlendirilerek yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.