Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/17204 E. 2015/5587 K. 21.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17204
KARAR NO : 2015/5587
KARAR TARİHİ : 21.04.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.04.2012 tarih ve 2010/668-2012/93 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.04.2015 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 01.05.2007 tarihli ve son olarak 17.04.2009 tarihli eksperlik hizmet sözleşmesi imzalandığını, dava dışı…’ün müvekkili bankadan konut kredisi talebi üzerine davalı personelince taşınmaz eksper raporu düzenlendiğini, anılan raporda … ili, … ilçesi, … Köyü’nde kain 1942 parselde kayıtlı dubleks villanın davalı şirket eksperlerince incelenip tanzim edilen 15.02.2008 tarihli raporda rayiç değerinin 48.739,50TL olarak tespit olunmasının ardından dava dışı …’e 43.500 TL’lik konut kredisi kullandırıldığını, konut kredisinin geri ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibi kapsamında … İcra Müdürlüğü’nün 2009/1123 Tal.sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda söz konusu taşınmazda ekspertiz raporunda belirtildiği gibi bir villa bulunmayıp taşınmazın arsa vasfında olduğu ve değerinin 10.345,56 TL olarak tespit edildiğini, müvekkilinin zararından davalının hem sözleşme hükümleri hem de BK’nun 55 ve 100. maddeleri uyarınca sorumlu olduğunu, davalı şirketin personelinin tanzim ettiği ekspertiz raporuna istinaden varmış gibi gösterilen gayrimenkul için kullandırılan kredi tutarından 18.11.2009 tarihi itibarı ile 42.738,59 TL ana para ve bu tutarın kredi temerrüt tarihi olan 20.10.2008 tarihinden beri işlemiş reeskont faiz(kademeli olarak hesaplanmış) ve icra işlem giderleri (kıymet takdiri gideri-tebliği gideri) ile birlikte toplam 57.536,00 TL zararlarının tazmini için davalıya ihtar gönderildiğini, müvekkili bankanın KKDF ve BSMV ödemesi de söz konusu olacağını ileri sürerek, 57.536 TL toplam alacağın 42.738,58 TL anaparasının kredinin temerrüt tarihi olan 20.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tazmini, kredinin 6.630,38 TL KKDF ve 2.210,12 TL BSMV’si olmak üzere toplam 66.376,50 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin personelince hazırlanan raporun hatalı, icra dosyasında hazırlanan raporun doğru olduğunun tespiti için SPK lisansına sahip uzmandan rapor alınması gerektiğini, raporun hatalı olduğu kabul edilse dahi müvekkilinin kasti ya da ağır kusurlu hareket ettiğinin söylenemeyeceğini, müvekkilinin personelinin tapu, belediye ve kadastro müdürlüklerinden gerekli belgeleri alarak davacının kredi müşterisince gösterilen taşınmaz başına gidilerek rapor tanzim edildiğini, kusurun müvekkilin de değil davacının kredi müşterisinde olduğunu, 5582 sayılı Konut Finansmanı Kanunu ve SPK’na eklenen 13/A maddesi uyarınca davacının ipotek tesis edilecek taşınmazın değerinin %75 oranında kredi kullandırması gerekirken basiretli bir tacir gibi davranmayıp %88’i oranında kredi kullandırarak anılan mevzuat hükümlerine aykırı davrandığını, davacının kullandırdığı konut kredisinden dolayı BSMV ve KKDF talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereği davacı banka tarafından dava dışı …’e konut kredisi kullandırıldığı, kıymet takdiri yapılan taşınmazın icra yoluyla satışı sırasında yapılan bilirkişi incelemesinde dava konusu villanın içinde bulunduğu taşınmazın 13 adet villadan müteşekkil olup 6 adedi yapılmış, 7 adet villanın ise inşaatına başlanılmamış durumda olduğu, satışa konu villanın da inşaatına başlanılmamış olan villaların içinde olduğu tespit edildiğinden davacı bankanın müşterisine kullandırdığı 42.738,59 TL’lik kredi, 14.797.41 TL temerrüt faizi, 6.630.38 TL KKDF ve 2.210.12 TL BSMV olmak üzere toplam 66.376,50 TL tutarındaki zararın, davalı şirket tarafından tazmin edilmesi gerektiği kanaatiyle davacının gayrimenkul üzerinde ipotek hakkı mevcut olup tahsilatta tekerrür olmamak kaydıyla 42.738,59 TL asıl alacak, 14.797,41 TL temerrüt faizi, 6.630,38 TL KKDF ve 2.210,12 TL BSMV olmak üzere toplam 66.376,50 TL’nin davalıdan tahsiline, davacının asıl alacağı olan 42.738,59 TL’ye dava tarihi olan 08.11.2010 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun 2/2 maddesi gereğince avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taraflar arasında imzalanan ekspertiz hizmet sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, 14.12.2011 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmiş ise de davalı vekili 24.02.2012 tarihli dilekçesi ile hükme esas alınan bilirkişi raporuna dava konusu taşınmazın değeri, davacının dava konusu kredinin ne kadarını tahsil ettiği gibi hususlara değinerek ciddi itirazlar ileri sürmüştür. Cevap dilekçesinde de davacının dava dışı kişiye kullandırdığı kredinin konut kredisi olduğunu, 5582 sayılı Konut Finansmanı Kanunu, SPK’na eklenen 13/A maddesi ve Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri uyarınca davacının ipotek tesis edilecek taşınmazın değerinin %75 oranında kredi kullandırması gerekirken basiretli bir tacir gibi davranmayıp %88’i oranında kredi kullandırarak anılan mevzuat hükümlerine aykırı davrandığı ve konut kredilerinde BSMV ve KKDF alınamayacağını savunmuştur.
Somut uyuşmazlıkta davalının zarara neden olan eylemi, davacının kredi kullandırdığı dava dışı kişinin teminat olarak gösterdiği taşınmazın değerinin, gerçek değerinin üzerinde bir tutar olarak belirlemesidir. Davacının zararının, kredi alacağı bulunmak kaydıyla, taşınmazın değerleme tarihindeki gerçek değeri ile davalının eksperlerinin belirlediği değer arasındaki fark kadar olacağının kabulü gerekmektedir.
Bu durum karşısında mahkemece, davacının kullandırdığı kredinin ne kadarının tahsil edilip ne kadarının tahsil edilemediği, davacının kullandırdığı kredinin teminatı olan taşınmazın davalının değerleme yaptığı tarih itibariyle gerçek değerinin ne olduğu hususları bilirkişi marifetiyle belirlenip, tespit edilen tutarın davalının eksperlerinin belirlediği değerden mahsup edilerek davacı zararının ortaya çıkarılması ve bunlar yapılırken de davalı vekilinin davacının
dava dışı kişiye kullandırdığı kredinin konut kredisi olduğu, 5582 sayılı Konut Finansmanı Kanunu ve SPK’na eklenen 13/A maddesi ve Tüketicinin Korunması hakkındaki Kanun hükümleri uyarınca ipotek tesis edilecek taşınmazın değerinin %75 oranında kredi kullandırabileceği, konut kredilerinde BSMV ve KKDF alınamayacağına dair savunmaları da nazara alınmak suretiyle gerektiğinde anılan hususlarda denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak davacının zararının tespiti gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.