Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2017/5618 E. 2018/231 K. 09.01.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5618
KARAR NO : 2018/231
KARAR TARİHİ : 09.01.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 04.11.2009 tarihi ile suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde Çatalca Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.11.2010 tarih, 2010/418 Esas ve 2010/664 Karar sayılı ilamına konu TCK’nın 141/1-b maddesi uyarınca hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin kasıtlı suçu işlediği 27.05.2010 tarih arasında dava zamanaşımının durduğu nazara alınarak, zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dosya içerisindeki 23.06.2017 tarihli sosyal inceleme raporuna göre; suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olmayabileceği olasılığının göz önünde bulundurulması gerektiğinin belirtildiği; suça sürüklenen çocuk hakkında 22.06.2006 tarihli Nazilli 82. Yıl Devlet Hastanesi’nde alınan raporda ise, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunduğunun belirtildiğinin anlaşılması karşısında; suç tarihinde 12-15 arası yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği hususlarında dosyadaki tüm raporlar irdelenerek çelişki giderilmek suretiyle Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-23.06.2017 tarihli sosyal inceleme raporun onaysız fotokopiden ibaret olduğu anlaşılmakla, evrakın aslı ya da onaylı suretinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde temini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … ve müdafiinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 09.01.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.