Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2015/7085 E. 2015/19520 K. 15.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7085
KARAR NO : 2015/19520
KARAR TARİHİ : 15.10.2015

T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla)
2-…
3-…
vekilleri Av. …
Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının … Eczanesinde 01/07/1972 tarihinden …’nın vefatından bir süre öncesine yani 01/04/2012 tarihine kadar eczacı kalfası olarak çalıştığını, bu süre zarfında Nisan 1991 döneminde aynı iş yerinden emekli olduğunu, mütevaffa davalının yanında tazminatını almadan, çalışmasının sigortasız olarak kesintisiz devam ettiğini, davalı tarafça haksız ve tazminatsız şekilde işten çıkartıldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının 1991 yılında emekli olması ile birlikte kendi istek ve iradesi ile istifasıyla iş sözleşmesinin sona erdiğini, bu sözleşmeye dayalı taleplerinin zaman aşımına uğradığını, bu tarihten sonra ise davacının yalnız kendi nam ve hesabına çalıştığını davalı ile aralarında iş ilişkisi kurulmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece getirtilen SGK dosyasından davacının 30.04.1991 yılında emekli olduğu yaptırılan zabıta araştırmasında, davacının yaklaşık 30-35 sene davalı işyerinde çalıştığı ve buradan emekli olduğu, işyerinden ne şekilde ayrıldığı ile ilgili bir tespit yapılamadığı ancak davalılar ile aralarında kıdem tazminatı ile ilgili anlaşmazlık yaşandığı tespit edilmiştir.
Dinlenen davacı tanıkları, davacının emekli olana kadar ve emekli olduktan sonra davalı işyerinde uzun yıllardır kesintisiz çalıştığını, emekli olmadan önceki dönem ile olduktan sonra ki dönemde yaptığı iş arasında bir farklılık olmadığını, kendi nam ve hesabına çalışmadığını çünkü kendilerine maaş aldığından bahsettiğini, diğer çalışanlardan farkının olmadığını, diğer çalışanların “sen artık yaşlandın, zaten emeklisin, bilgisayar kullanmasını da bilmiyorsun” dediğini, işten ayrılmadan bir iki ay önce işyeri sahibinin “artık senin yaşın geldi, gençlerin önünü aç işten ayrıl” dediğini ve bu nedenle işten ayrıldığını anlattığını beyan etmişlerdir.
Dinlenen davalı tanıkları, davacı ile davalı arasında iş ilişkisi olmadığını, davacının daha çok kulak delme, enjeksiyon, pansuman, sünnet işlerine baktığını oradan gelen paranın eczane bütçesine dahil olmadığını ve davacıya kaldığını, davacının esnek çalışma saatleri ile çalıştığını, nöbete kalmadığını, ilçede pazar olduğunda pazara gidip geldiğini, bilgisayarda reçete kaydını bilmediğini, yoğunluk olduğunda müşterilerle ilgilendiğini, müşterilere ilaçların kullanım şeklini izah ettiğini ve kasada durduğunu,maaşların alındığı cuma günü müteveffa işyeri sahibinin herkesi tek tek çağırdığını, çağırılanların içinde davacının da olduğunu ancak ona ödeme yapılıp yapılmadığını bilmediklerini, işyeri sahibi ölmeden ölmeden bir süre önce davacının kendilerine artık sağlığının elvermediğini oğullarının da kendisinin çalışmasını istemediğini, işten ayrılacağını söyledi ğini ve bir süre sonra işten ayrıldığını beyan etmişlerdir.
Mahkemece, davacının 01.07.1972 ile 30/04/1991 tarihleri arasında müteveffa …’ya ait… Eczanesinde çalışarak emekli olmak suretiyle iş akdinin sona erdiği, sonrasında ise kendi nam ve hesabına mesai saatlerini istediği gibi ayarlayarak çalışmaya devam ettiğini, çalışmasının emeklilik sonrası daha önce çalıştığı yere yardımcı olup, vakit geçirmek şeklinde olduğu, bu nedenle iş akdinin 1991 yılında sona ermesi nedeni ile talebe konu kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarının zaman aşımına uğradığı ve davalı tarafça süresinde zamanaşımı savunması yapıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından davacının kesintisiz olarak davalıların murisine ait eczanede 01.07.1972 ile 01.04.2012 tarihleri arasında çalıştığı ve 01.04.2012 tarihinde iş akdinin son bulduğu, işverence haklı fesih ispat olunamadığından davacının tüm hizmet süresinden hesaplanacak kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabul edilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile bu alacak taleplerinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 15.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.