Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2015/9055 E. 2015/10534 K. 04.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9055
KARAR NO : 2015/10534
KARAR TARİHİ : 04.11.2015

MAHKEMESİ : …Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … – …

Taraflar arasındaki davada … 10. Asliye Hukuk ve … (…) 1. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava,taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
… 10. Asliye Hukuk Mahkemesi, HMK’nın 12. maddesine göre gayrimenkule ilişkin davaların gayrimenkulün bulunduğu yer mahkemesinde açılması gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik yönünde hüküm kurmuştur.
… (…) 1. Asliye hukuk mahkemesince ise, davacı vekilinin dava dilekçesinde vaad ve taahhüt edip parasını aldığı taşınmazdaki hissenin bedelinin karar anındaki bilirkişilerce hesap edilecek rayiç bedeli üzerinden davacıya verilmesini talep ettiği, daha sonra davasının tapu iptali tescil olduğu yönünde ıslah talebinde bulunmuş ise de süresi içerisinde yeni dava dilekçesi vermediği gibi 05/03/2013 tarihli duruşmadan sonra da yeni dava dilekçesi yerine kısmî ıslah dilekçesi verildiğinden davaya mevcut haliyle devam edildiğine ilişkin karar verildiği, bu davada genel yetkili mahkemenin görevli olduğu ve genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, bu davada davalıların yerleşim yeri mahkemelerinin “…” olduğu gerekçesi ile yetkisizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
6100 sayılı HMK’nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin birinci fıkrasına göre; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir”. Aynı Kanunun 7. maddesinde “Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.” HMK m. 10 gereğince sözleşmenin yerine getirileceği yer mahkemesi de yetkilidir.
Somut olayda davacı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi gereğince kendisine satılması vadedilen hissenin bedelinin ödenmesine rağmen tapuda devir işleminin yapılmadığı gerekçesiyle hissenin rayiç bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir. O halde, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile ilgili davalar yönünden, davacı, sözü edilen 6 ve 10 ncu maddelerde gösterilmiş yer mahkemelerinden birine başvurmak hususunda, seçimlik hakkına sahiptir.
HMK’da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup taşınmaz satış vaadi sözleşmesine aykırılığa ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp bir seçimlik yetkidir. HMK 12. maddede düzenlenen kesin yetki kuralının bu olayda uygulanması söz konusu değildir.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, davalıların yerleşim yeri …’dır. Davacı, HMK’nın 6. maddesi gereğince davalıların ikametgah mahkemesi olan … Mahkemesinde dava açarak seçimlik hakkını kullandığına göre, uyuşmazlığın … 10. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince … 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 04/11/2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.