YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3620
KARAR NO : 2018/507
KARAR TARİHİ : 17.01.2018
Mahkemesi : Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 89/2-e, 62, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken; sanığın asli kusurlu olarak, bir kişinin hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği somut olayda, taksirinin yoğunluğu ve meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşarak hak ve nasafete uygun bir ceza tayini yerine, alt sınırdan ceza tayin edilmesi,
2-TCK’nın 89/1. maddesinde hapis cezası ile adli para cezasının seçenek yaptırım olarak öngörüldüğü, uygulama yapılırken hürriyeti bağlayıcı cezanın tercih edilmiş olması nedeniyle, aynı Kanun’un 50/2. maddesi hükmü uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3-Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği aşamada, paraya çevirmeye dayanak teşkil eden uygulama maddesinin gösterilmemesi sureti ile CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazlarının bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.