YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8830
KARAR NO : 2006/11394
KARAR TARİHİ : 19.07.2006
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Yukarıda tarihi, numarası, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; Dairenin * 13.06.2006 gün ve 18896 – 3194 sayılı ilamiyle* onanmasına karar verilmişti. Sözü geçen Dairemiz kararının düzeltilmesi istenilmekle, evrak okundu, gereği görüşülüp düşünüldü.
Temyiz ilamında yer alan açıklamalara göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin REDDİNE ve aynı Kanunun değişik 442. maddesi ile 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 52. maddesi hükmünce takdiren (140) YTL. para cezasının, harçlar kanunu uyarınca (25.10) YTL. ilam harcının karar düzeltme isteyene yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna oyçokluğuyla karar verildi. 19.07.2006 çar.
KARŞI OY
Davalı kocanın hastalığı sebebiyle 7-8 yıldır davacı ile davalı arasında cinsel ilişki kurulamaması yüzünden davacı kadın tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma (TMK. m. 166 f. I-II) isteminde bulunulmuştur.
Yerel mahkeme davalı kocanın şeker hastalığı sebebiyle erektil işlev bozukluğunun var olduğunu kabul etmekle beraber evliliğin iyi ve kötü günde birlikte olmayı gerektirdiğinden “evlenmeden sonra” oluşan bu hastalığın boşanma sebebi sayılamayacağı gerekçesiyle davanın “reddine” karar vermiştir.
Değerli çoğunluk davacı kadın tarafından temyiz edilen hükmün “onanmasına” karar vermiştir.
Devletler, hukuk politikasında boşanma sebeplerini belirlerken dayanacağı ilkeleri kendi toplumunun özelliklerini temel alarak saptamaktadır.
Türk Boşanma Hukukuna yön veren “temel ilkeler” beş grupta toplanmaktadır: “İrade ilkesi”, “kusur ilkesi” “evlilik birliğinin sarsılması ilkesi”, (EGGER, s. 145-148, …-Aile, s. 183-186.) “elverişsizlik ilkesi” ve “eylemli ayrılık ilkesi”.
Boşanmada “elverişsizlik ilkesi” gereğince eşlerden biri bedensel veya ruhsal bozukluk sebebiyle yükümlülüklerini yerine getiremeyecek hale gelmişse boşanmaya hükmedilir. Boşanma kararı verilebilmesi için ortaya çıkan özür/¬ek¬siklik diğer eş için ortak yaşamı çekilmez duruma getirmelidir. …, s. 253, …, s.920)
Boşanmada elverişsizlik ilkesine öğ¬re¬tide şu örnekler verilmektedir: Akıl hastalığı, iktidarsızlık, cinsel sa¬pıklık, kısırlık, bulaşıcı ve iğrenç hastalık, gelecek soylar için tehlikeli hastalıklar, alkolizm… s. 218, … s. 240, … s. 208, …, s. 152, …, 920, …, s. 253, …-BOŞANMA-2, s. 74-75)
Elverişsizlik ilkesinde bedensel ve ruhsal bozukluk sebebine dayalı olarak gerçekleşen eylem/olgu iradî sebeplere dayalı olmasa bile boşanma sebebi sayılır. Yeter ki elverişsizlik sonucu evliliğin dayanılmaz/katlanılmaz boyutlarda olduğu kanıtlanmış olsun.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre evlenmenin sosyal amacı yanında, cinsel arzuları tatmin etme gayesi de vardır. Davacı kadının 24.6.1978 doğumlu olduğu gözetildiğinde elverişsizlik ilkesi koşulları gerçekleşmiş durumdadır. Davacı kadın için evlilik birliği temelinden sarsılmıştır. Boşanma kararı verilmelidir.
Hükmün bu gerekçe ile “bozulması” görüşünde olduğumdan değerli çoğunluğun “farklı görüşüne” katılmıyorum.