Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2016/6718 E. 2016/11302 K. 21.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6718
KARAR NO : 2016/11302
KARAR TARİHİ : 21.12.2016

….

Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-
Davacılar, murislerinden intikal eden, kayden maliki oldukları, 20619 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki .. .’da bulunan bodrum 5 no’lu dükkanın, davalı şirketin diğer ortakları tarafından murislerinin vefatından beri, depo yapılmak veya dava dışı üçüncü şahıslara kiraya verilmek suretiyle haksız olarak kullanıldığını ileri sürerek, el atmanın önlenmesine ve dava tarihinden geriye doğru beş yıllık ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, şirketin aile şirketi olup, temsile yetkili kimse seçilemediğini, gayrifaal olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, el atmanın önlenmesi talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil yönünden iddianın sabit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, karar verilmiştir.
Çekişmeye konu “24 bloklu işyeri asma katlı dükkan” vasıflı taşınmazın davacılar adına kayıtlı olduğu sabittir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, bilimsel verilere göre uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle ecrimisil isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalıların temyiz itirazları bu yönden yerinde değildir. Reddine.
Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, bilirkişi tarafından yıllık hesaplanan ecrimisil miktarı üzerinden davacıların yasal miras paylarına isabet eden oranda ecrimisile hükmedilmesi gerekirken ve her yıl için saptanan ecrimisil miktarına tahakkuk tarihleri olan dönem sonlarından itibaren miktarı ve tarihleri de belirtmek suretiyle yasal oranda faize hükmedilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeyle, infazda da tereddüte neden olacak şekilde, “dönem başları itibariyle işleyecek kademeli yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp davacı tarafa miras hisseleri oranında ödenmesine ” şeklinde karar verilmesi doğru değildir.
Davalının, temyiz itirazları yukarıda belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.