YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/19104
KARAR NO : 2017/13209
KARAR TARİHİ : 13.09.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalı işyerinde 14.09.2013 tarihinden itibaren “Satış Temsilcisi” olarak görev yaptığını, İstanbul içi ve dışında müşteri ziyaretinde bulunarak araç satışı işini yaptığını, işe giriş tarihinden başlayarak ne net hak edişlerinin ne de sigortasının tam olarak yatırıldığı, aktif müşteri ziyaretine gitmesinin engellendiği, müşteri portföyü ziyaret edilmediğinde, müşteri ve kazanç kaybına uğratıldığını, isim benzerliği olan ve aynı iş yerinde çalışan …adlı kişinin de müşterinin portföyündeki kişilerle görüşerek müvekkilinin portföyünü ile iletişimine engel olduğunu, bu suretle oluşan stresli ortam nedeniyle, genel müdür tarafından önce sözlü ifadeyle işine son verildiğini 6.6.2014’te fesih bildiriminin tebliğ edildiğini ve 30.06.2014 tarihinde ihbar önelinin dolması beklenmeden iş akdinin sona erdirildiğini, fesih bildiriminde ekonomik sebeplerin gerekçe olarak gösterildiğini, bu nedenle bilanço kayıtları incelenerek, davalının zarar edip etmediğinin incelenmesi gerektiğini, hangi tedbirleri aldığı, tasarrufa gidip gitmediği, istihdam fazlası koşulların olup olmadığının araştırılması gerektiğini iddia ederek haksız feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine yasadan doğan hakların ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı vekili, davacının davalı şirkette 14.09.2013-30.06.2014 tarihleri arasında “satış temsilcisi” olarak çalıştığını, gider kısıtlamaları ve küçülme sebebiyle davacının iş akdinin feshedildiğini, davacı vekili tarafından ödeneceği vaad edildiği iddia edilen prim v.s. ödemelerin gerçeği yansıtmadığını, davacının müşteri ziyareti gerçekleştirememesi durumunun kazanç kaybı ile sonuçlandığının davacı yanca bizzat ikrar edildiğini, herhangi bir şirketin böyle bir duruma göz yummasının hayatin genel akışına aykırı olduğunu, 2014 yılı itibarı ile şirketin zarar etmeye başladığını, bu nedenle iş gücü ihtiyacının azaldığını, bunun da işçi çıkarımını zorunlu hale getirdiğini, diğer çalışanlarla kıyaslandığında davacının daha verimsiz çalıştığını, kendisinden beklenen satışları gerçekleştiremediğini, davacının her türlü hak ve alacağının müvekkili şirket tarafından ödendiğini, iş akdinin feshinin başka nedenlere dayandığı iddiasının davacı tarafından ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalının feshin son çare olma ilkesine uygun davranmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkda davalı tarafından iş akdinin ekonomik sebeplerle geçerli olarak feshedildiği savunulduğundan mahkemece işletmesel nedenlerin yerinde olup olmadığının araştırılması için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup finans uzmanı Doç. Dr. …, iş müfettişi … ve iş hukuku uzmanı Av. … tarafından 22.02.2016 tarihli bilirkişi heyet raporu dosyaya sunulmuştur.
Bilirkişi raporunun ilk 5 sayfasının dava dosyasıyla ilgili olduğu tarafların beyanlarının özetlendiği, işyerinin ekonomik durumunun incelendiği görülmekteyse de raporun 6. sayfasından sonrasının dosya ile ilgisinin olmadığı, bu sayfadan sonra Şiranlı Nakliyat isimli bir firmadan ve raporda incelenen işçinin işinin başşoförlük olduğundan bahsedildiği görülmektedir.
Bilirkişi raporunda kopyalama hatasından kaynaklandığı anlaşılan hatanın mahkemece düzeltilmediği tarafları ve konusu bakımından dava dosyasıyla ilgisi bulunmayan değerlendirmelerin aynen kopyalanarak karara gerekçe yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yukarıda bahsedilen hatanın düzeltilerek dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmesi suretiyle dosya içeriğine uygun rapor alınarak fesih nedeninin araştırılması ve iş akdinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığının belirlenmesi gerekirken hatalı rapora dayanılarak hükmün gerekçesinde davanın taraflarıyla hiç ilgisi olmayan değerlendirmelerde bulunularak davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre esasa ilişkin itirazların değerlendirilmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, 13.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.