YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4810
KARAR NO : 2018/626
KARAR TARİHİ : 30.01.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanık …’un, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Afşin Şubesine ait suça konu çeki, çek hesabı sahibi olan kardeşi … yerine imzalayarak yaptığı alış veriş karşılığında katılana vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanığın, oyuncak toptancılığı yapan katılan … ve katılanın mallarını pazarlayan şirket çalışanı … isimli kişi ile aralarında önceye dayalı ticari ilişki bulunduğunu, kardeşi …’un kendi adına ayrı bir işyeri işlettiğini ama toptancıdan malları ortak aldıklarını, ekonomik sıkıntı nedeniyle katılana olan borcunu ödeyemediğini savunması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80-98 sayılı kararında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere; belgede sahtecilik suçlarında mağdurun rızası hukuka uygunluk nedeni sayılamaz ise de failin, belgede sahtekarlıkta bulunmak kastına etki yaptığı, belgede sahtecilik suçlarında kastın, zarar vermek bilinç ve iradesi olduğu cihetle, gerçeğin ve suça konu çekin …’un bilgisi ve rızası üzerine düzenlenip düzenlenmediğinin tespiti bakımından, çek hesabı sahibi …’un tanık olarak dinlenilmesi, çekin takibe konulduğu icra takip dosyası getirtilip incelenerek borca veya imzaya bir itirazın olup olmadığı tespit edildikten sonra denetime olanak verecek şekilde bu davayı ilgilendiren onaylı örneklerinin dosya içerisine konulması, sanık tarafından kardeşi adına daha önce imzalanıp ödenen çekler olup olmadığı ilgili bankadan araştırılıp, suça konu çekin verildiği … ile … isimli kişinin tanık olarak dinlenmesi sonrasında toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın suç kastı bulunup bulunmadığı saptanıp, hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 30.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.