Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/19959 E. 2015/17623 K. 01.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19959
KARAR NO : 2015/17623
KARAR TARİHİ : 01.10.2015

T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Davacı, davalı işyerindeki çalışmasının işverenin haksız feshi nedeniyle son bulduğunun kesin hüküm ile sabit olduğunu, işe başlama yönündeki başvurusuna rağmen işe başlatılmadığını iddia ederek müvekkilinin hakettiği 6 aylık brüt ücreti tutarının ve 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının tespiti ile bakiye kısmının tarafına ödenmesine, 4 aya kadar daha çalışmış sayılacağı için tahakkuk eden kıdem ve ihbar tazminatı farkının, 4 ay daha çalışmış sayılacağından haketmiş olacağı ikramiye ve diğer işçi alacak farklarının tespiti ile ödenen kısım mahsup edildikten sonra bakiye kalan kısmın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya tüm hak ve alacaklarının ödendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacıya 4 aylık boşta geçen süre ücretinin ve işe başlatmama tazminatının ödendiği gerekçesiyle bu taleplerin reddine, kıdem ve ihbar tazminatı farkı alacaklarının kabulüne karar verilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde kıdem ve ihbar tazminatı farkı ile boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatının tahsilini istemiş toplam 3.000,00 TL olarak dava değerini bildirmekle yetinmiştir. Bu durumda, 3.000,00 TL talep edilen alacak sayısına bölünerek (3.000,00 TL:4)=750,00 TL olarak her biri eşit olacak şekilde miktar belirlenmelidir. Davacının fark kıdem tazminatı 1.006,10 TL, fark ihbar tazminatı ise 1.847,32 TL olarak hesaplanmış ve mahkemece bu miktarlar üzerinden karar verilmiş ise de, davacının bu alacaklara yönelik talebi 750,00 TL’dır. Yargılama aşamasında davacının dava değerini artırma yoluna gitmediği gözetilerek 750,00 TL fark kıdem tazminatı ile 750,00 TL fark ihbar tazminatı talebi kabul edilmelidir.
Yine, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin de 750,00’şer TL olarak talep edildiği gözetilmeksizin davanın 146,58 TL’lık kısmının reddedildiğinden bahisle bu miktarla sınırlı olarak avukatlık ücretine hükmedilmesi, yargılama giderlerinin de hatalı şekilde paylaştırılması isabetsiz olmuştur.
2-Kabule göre de, mahkemece kıdem tazminatının hesabında fesih tarihine 4 ay eklendikten sonra bulunan tarih itibariyle davacının alabileceği ücret tespit edilmiş ve tespit edilen ücretin kıdem tazminatı tavanını aşması nedeniyle 2012 yılı tavan ücreti olan 3.033,98 TL Esas alınarak fark kıdem tazminatı alacağı hesaplanmıştır.
Somut olayda davacı işe iade sonrası süresi içinde işverene başvurmuş olup, işveren davacıyı işe başlatmayarak 21.05.2013 tarihinde bir kısım alacaklarını ödemiştir. Davacının iş akdinin fesih tarihi de böylece 21.05.2013 tarihi olmuştur. Kıdem tazminatı, feshe bağlı alacak olup, bu alacak davacının işe başlatılmama tarihi olan 21.05.2013 tarihinde alacağı ücret esas alınmak suretiyle hesaplanmalıdır. Ayrıca, kıdem tazminatı hesabının 4 aylık bir süre için yapılması da hatalı olmuştur. Bu nedenle davacının davalı işyerinde çalıştığı hizmet süresine 4 ay eklendikten sonra bulunacak süre için 21.05.2013 tarihinde alacağı ücret üzerinden ve kıdem tazminatı tavan ücreti de dikkate alınarak kıdem tazminatı hesaplanıp ödenen miktarın mahsup edilmesi gerekirken, bu hususlar gözardı edilerek karar verilmiş olması da doğru olmamıştır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 01.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.