Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/15500 E. 2015/4479 K. 01.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15500
KARAR NO : 2015/4479
KARAR TARİHİ : 01.04.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14/05/2014 tarih ve 2013/424-2014/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı banka nezdinde internet bankacılığı hesabının bulunduğunu, günlük işlem limitinin 50.000 TL ve 50.000 USD olarak belirlendiğini, buna karşın 24/03/2004 tarihinde müvekkili şirketin eski ortaklarından …’ın internet bankacılığı yolu ile 230.000 USD tutarındaki parayı … isimli kişiye aktardığını, müvekkili şirketin bu şekilde zarara uğradığını ileri sürerek, bu miktarın olay tarihinden itibaren işleyecek, kısa vadeli kredi faiz oranının iki katı tutarındaki faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu işlemin bizzat davacının kendi kullanıcı kodu ve şifresiyle yapıldığını, müvekkili bankanın işlem limiti uygulamasının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, 230.000,00 USD’nin %68’lik kısmına tekabül eden 156.400,00 USD’nin 24/03/2004 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek kısa vadeli kredi faiz oranının iki katı oranında faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili şirketin eski ortaklarından …’ın müvekkili şirketin davalı banka nezdinde bulunan hesabındaki paraları müvekkilinin izni ve bilgisi dışında başka hesaba aktararak çektiğini ileri sürmüş ve bu kapsamda mahkemece davanın esasına ilişkin olarak inceleme ve değerlendirmeler yapılarak hüküm kurulmuştur. Dairemiz bozma ilamı ile … Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararda, davaya konu 230.000 USD tutarındaki paranın davacıya iadesinin kararlaştırıldığı, buna karşın söz konusu paranın davacı şirkete iade edilip edilmediği hususunda dosya içerisinde bilgi bulunmadığı, bu durumda, söz konusu miktarın iadesinin eldeki davanın konusuz kalması sonucunu doğurabileceği göz önünde bulundurularak, mahkemece iadesine karar verilen paranın davacıya ödenip ödenmediği belirlendikten sonra sonuca gidilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verilmişse de bozma ilamı gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, … Ağır Ceza Mahkemesi’nce sanıklar …, … ve … hakkında verilen mahkumiyet kararıyla birlikte dava konusu 230.000 … dolarının faiziyle birlikte eldeki davanın davacısı …Ltd. Şti’ye ödenmesine karar verilmiş, iş bu karar Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nce zamanaşımı nedeniyle düşürülmüştür. Ardından … 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 18/11/2013 tarihli 2013/317 Esas 2013/340 Karar sayılı ilamıyla dava konusu 230.000 … dolarının ve faizlerinin karar kesinleştiğinde bankadaki hesap sahiplerine iadesine karar verilmiştir. Anılan bu karar ise Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 03/07/2014 tarihli 2014/12182 Esas 2014/13332 Karar sayılı ilamıyla; iadesi talep edilen 230.000 … dolarını suç tarihinde sanıklar … ve …’nın önceden ortağı oldukları ve bu nedenle internet bankacılığı şifresini bildikleri katılan … Ticaret Ltd. Şti’nin hesabından internet üzerinden virman yoluyla diğer sanık …’ün hesabına aktardıktan sonra çektikleri tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; söz konusu suçun işlenmesiyle elde edilen 230.000 … dolarının katılan şirkete iadesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek tedbir kararının kaldırılıp hesap sahiplerine iadesine karar verilmesi yasaya aykırı görülmüş olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir. … hale göre, ceza dosyasındaki açıklanan son bozma ilamı uyarınca dava konusu paranın davacıya iadesi gerektiğinin belirtildiği, söz konusu miktarın iadesinin eldeki davanın konusuz kalması sonucunu doğurabileceği nazara alınarak, … Ağır Ceza Mahkemesi’nin dosyasının sonucu beklenmesi, bu hususa dair kararının kesinleşip kesinleşmediği ve dava konusu paranın davacıya ödenip ödenmediği belirlendikten sonra karar verilmesi gerekirken, değinilen husus üzerinde durulmaksızın davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 01/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.