Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/22722 E. 2017/12650 K. 11.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/22722
KARAR NO : 2017/12650
KARAR TARİHİ : 11.09.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı farkı, ihbar tazminatı farkı, işe başlatmama tazminatı, yıllık izin ücreti, boşta geçen süre ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatları temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 30.04.2011 tarihinden itibaren … … İlköğretim Okulu Müdürlüğünde kat görevlisi olarak çalışmakta iken iş akdinin 14.06.2013 tarihinde 4857 sayılı İş Kanununun 17. ve 18. maddeleri gereğince feshedildiğini,…. 8. İş Mahkemesinin 2013/309 Esas ve 2013/610 Karar sayılı ilamı ile feshin geçersizliğine karar verildiğini, kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiğini, kesinleşen mahkeme kararının 28.01.2015 tarihinde taraflarına tebliği üzerine …. 19. Noterliği marifetiyle davalı Bakanlığa gönderilen 29.01.2015 tarih ve …. yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkilinin işe başlatılmasının talep edildiğini, ihtarnamenin 30.01.2015 tarihinde Bakanlığa tebliğ edildiğini, davalı kurumun yasal 1 aylık sürenin dolmasına karşın davacıyı süresi içinde işe başlatmadığı gibi bu aşamaya kadar ödeme de yapmadığını ileri sürerek, kıdem tazminatı farkı, ihbar tazminatı farkı, işe başlatmama tazminatı, yıllık izin ücreti ve 4 aylık boşta geçen süre ücretinin tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davada husumetin yanlış yöneltildiğini, dilekçede belirtilen tarih aralığı itibariyle Bakanlık ile davacı arasında doğrudan bir iş ilişkisinin söz konusu olmadığını, husumetin Bakanlığa yöneltilemeyeceğini, davacının davayı belirsiz alacak davası ya da kısmi dava olarak açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı, 4 aylık ücret ve diğer haklar ve yıllık izin ücretine ilişkin taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar için, feshi izleyen dönem ücretlerine göre hesaplama yapılmalıdır. Geçersiz sayılan fesih tarihinden sonra boşta geçen en çok dört aylık sürede işçinin çalışması devam ediyormuş gibi ücret ve diğer haklar belirlenmelidir. Boşta geçen en çok dört aya kadar süre içinde ücret zammı ya da yeni bir toplu iş sözleşmesi yürürlüğe girdiğinde, her iki dönem için ayrı ayrı hesaplamaya gidilmelidir (Yargıtay 9.HD. 28.12.2009 gün 2009/34595 E, 2009/37899 K).
Kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aya kadar hesaplanacak ücret ve diğer alacaklar, işçinin işe iade için başvurduğu anda muaccel olur (Yargıtay 9.HD. 20.11.2008 gün 2007/30092 E, 2008/31546 K).
İşe iade başvurusunda boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların ödenmesi talep edilmiş ise, başvuru ile birlikte işveren de temerrüde düşürülmüş sayılmalıdır. Sözü edilen ücret ve diğer hakların ödenmemesi durumunda başvuru tarihinden itibaren faiz hakkı doğar.
İşe başlama isteğini içeren başvuruda, boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların açıkça talep edilmemiş olması halinde ise, dava ve varsa ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülmelidir.
Boşta geçen sürenin en çok dört aylık kısmı içinde gerçekleşen diğer haklar kavramına, ikramiye, gıda yardımı, yol yardımı, yakacak yardımı ve servis hizmeti gibi para ile ölçülebilen haklar dahil edilmelidir. Söz konusu hesaplamalarda işçinin fiili çalışmasına bağlı alacakların dikkate alınması doğru olmaz.
Boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar ile işe başlatmama tazminatı brüt olarak hüküm altına alınmalı ve kesintiler infaz sırasında gözetilmelidir.
Somut olayda, Mahkemece davacıya ait SGK kayıtlarının incelenmesinde davacının, geçersiz sayılan 14/06/2013 tarihli fesihten sonra 14/09/2013 tarihinde başka bir işyerinde çalışmaya başladığı gerekçesiyle boşta geçen süre ücreti üç ay üzerinden re’sen hesaplanarak hüküm kurulmuştur. Ayrıca davacının kıdemine eklenmesi gereken süre de üç ay olarak kabul edilerek kıdem tazminatına hükmedilmiştir. Ancak 4857 Sayılı İş Kanununun “Geçersiz Sebeple Yapılan Feshin Sonuçları” başlıklı 21. maddesinde işçiye kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödeneceği açıkça belirtilmiştir. Buna göre, feshin geçersizliğine bağlanan boşta geçen süre ücreti alacağının boşta geçen süre dört ayı aştığı takdirde en fazla dört ay üzerinden hesaplanması gerekir. Mahkemece, boşta geçen süre ücretinin davacının başka bir işyerinde çalışması nedeniyle üç ay ile sınırlanması ve buna bağlı olarak davacının kıdemine eklenmesi gereken sürenin üç ay olarak kabulü ile sonuca gidilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 11/09/2017 tarihinde oybirliği ile kabul edildi.