Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/6182 E. 2015/9753 K. 14.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6182
KARAR NO : 2015/9753
KARAR TARİHİ : 14.04.2015

MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :Borçlunun, sair şikayet nedeni ile birlikte kendisine kıymet takdiri raporunun tebliğ edilmediğini, taşınmazın gerçek değerinin 250.000 TL olduğunu ileri sürerek 30.06.2014 tarihinde ihalesi gerçekleştirilen 14 nolu bağımsız bölüme ilişkin ihalenin feshini talep ettiği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde icra mahkemesi kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür. Ancak, kıymet takdirine süresinde itiraz etmeyerek yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanlar, kıymet takdirine ilişkin hususları ihalenin feshi sebebi olarak ileri süremezler.
Takip dosyası incelendiğinde; ihalenin feshini isteyen borçlunun, … 2. İcra Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak 05.05.2014 tarihinde kıymet takdirine itiraz ettiği, anılan mahkemenin 14.05.2014 tarih ve 2014/525 E.-2014/457 K. sayılı ilamı ile itirazın süre aşımından reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun “Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçiye tebligat” başlıklı 16. maddesine göre; “Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.”Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesinde ise; “Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır” hükmüne yer verilmiştir. Kıymet takdirine itiraz eden borçluya kıymet takdiri raporunun 14.10.2013 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 16, Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddelerine göre, usulüne uygun olarak yeğeni … imzasına tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Kıymet takdiri raporu şikayetçi borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden, kıymet takdirine yönelik itirazın süre aşımından reddi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Borçlunun kıymet takdirine yönelik itirazı yerinde bir gerekçe ile süre aşımından reddedildiğine göre, kıymet takdiri, yapıldığı tarih itibariyle kesinleşmiştir.İİK’nun 134/8. maddesinde; “İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur” düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, ihale konusu … ili … ilçesi, 7955 parselde tapuya kayıtlı 130.000 TL muhammen bedelli 14 nolu bağımsız bölümün 130.000 TL’ye satıldığı ve dolayısıyla satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedeli ile aynı olduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda, borçlu tarafından süresinde kıymet takdirine usulünce itiraz edilmediği ve dolayısıyla kıymet takdirinin kesinleştiği, satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedeli ile aynı olduğu gözetildiğinde, şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararının bulunmadığı tartışmasızdır.Buna göre, mahkemece, anılan hususun re’sen nazara alınarak ihalenin feshi isteminin işin esasına girilmeden reddi gerekirken, başvurunun esasının incelenerek sonuca gidilmesi doğru değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden ret kararı sonucu itibariyle doğru olup, bu nedenle sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak; İİK’nun 134/2. maddesi uyarınca; ihalenin feshi istemi reddedilen şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilebilmesi için, şikayetin esasa ilişkin nedenlerle reddi gerektiğinden, esasa girilmeksizin istemin reddi halinde ise para cezasına hükmolunamayacağından borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile … 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 27.11.2014 tarih ve 2014/775 E.-2014/1168 K. sayılı kararının hüküm bölümünün 2. bendinde yer alan; “dava konusu feshi istenilen ihale bedelinin (130.000TL) %10’u oranında hesaplanan 13.000 TL para cezasının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına” şeklindeki kısmın karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.