YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11933
KARAR NO : 2015/1737
KARAR TARİHİ : 13.02.2015
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki “boşanma” ve “karşı boşanma” davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı (kadın) tarafından; manevi tazminat talebinin reddi ve kusur belirlemesi yönünden, davalı-davacı (koca) tarafından ise; her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 123.60’ar TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere manevi tazminat yönünden oyçokluğuyla diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi.13.02.2015(Cuma)
Tarafların, biyolojik ve ruhsal bir rahatsızlıkları bulunmadığı halde, birlikte yaşadıkları süre zarfında aralarında sağlıklı bir cinsel ilişkinin kurulmadığı toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Mahkemece de, bu durum evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında temel etken olarak kabul edilmiştir. Cinsel ilişkiden kadının kaçındığına, isteksizliğin ondan kaynakladığına ilişkin dosyada bir delil mevcut değildir. Evlendikten sonra kendilerine ait bağımsız bir konutlarının olmadığı, kocanın annesi babası ve kardeşleriyle aynı evde birlikte yaşadıkları da sabittir. Böyle bir durumda cinsel ilişkideki başarısızlığın sorumluluğu kadına yüklenemez. Bu ilişkide aktif durumda olan kocadır. Makul ve haklı bir sebep göstermeksizin cinsel temastan kaçındığına göre, koca kusurlu kabul edilmelidir. Nitekim mahkemece de koca kusurlu bulunmuş, kadına atfedilebilecek bir kusur tespit edilemediğinden, kocanın davasının reddine, kadının davasının kabulüne karar verilmiştir. Sayın çoğunluk, bu kabule dokunmadığı halde, kadının manevi tazminat talebinin reddedilmesinde bir isabetsizlik görmemiştir. Oysa, sağlıklı bir cinsel ilişki ve cinsel arzuları tatmin evliliğin temel gayelerinden biridir. Bunun gerçekleştirilememiş olması kadının ruhsal bütünlüğünü derinden etkiler ve bozar. Bu bakımdan davacı-davalı (kadın) yararına Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi gereğince uygun miktarda manevi tazminat takdir edilmelidir. Hükmün bu sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle, bu yönden sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.