YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/24222
KARAR NO : 2017/13915
KARAR TARİHİ : 21.09.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı ve davalılardan …. Sağlık Hizmetleri A.Ş. avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 2011 yılının Kasım ayından iş akdini feshettiği 2013 yılı Temmuz ayına kadar asıl iş veren …. Park bünyesinde çeşitli alt iş verenlerde temizlik personeli olarak çalıştığını, davacının maaşının eksik ödendiğini, davacının eksik ödenen alacaklarını talep ettiğinde amirlerinin hakaretlerine maruz kaldığını, bu nedenle iş akdini haklı nedenle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık izin, hafta tatili alcakları ve ücret alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Park vekili, müvekkili olan hastanenin davacının iş vereni konumunda olmadığını, davacının taleplerinin muhatabının diğer davalı şirket olduğunu, davacının çalışma şekilleri, çalışma saatleri ve sair hususlarda müdahale imkanı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı … vekili, davacının taleplerinde haksız olduğunu, müvekkili şirketten hiçbir alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, 2013/422 Esas 2014/610 Karar sayılı ilam ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, tarafların temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2014/36707 Esas 2016/6649 Karar sayılı ilamı ile verilen hükmün fazla mesai alacakları yönünden bozulduğu, dosyanın yeniden esasa kaydı yapılarak yargılanmaya devam olunduğu, davacının haftalık 9 saat fazla mesai yaptığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı ve davalı …Ş. vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi gereğince mahkeme kararlarının;
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,
İçermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu – 2007/14-778 E., 2007/611 K.).
Somut uyuşmazlıkda, bozma sonrası Mahkemece “Hüküm” kısmında “Daha önceki diğer taleplerin kesinleşmiş oldukları anlaşılmakla yeniden hüküm tesisine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2012 tarihli ve 2012/13-747 Esas, 2012/84 Karar sayılı ilamında ve Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği gibi, Yargıtay tarafından bozulan karar, sonraki kararın eki niteliğinde değildir. Bozma ile birlikte önceki hüküm ortadan kalkarak hukukî geçerliliğini yitirir. Mahkemece bozulan karara atıf yapılarak yeni hüküm oluşturulamaz. Bozmadan sonraki kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesine uygun olmalıdır.
Mahkemece HMK.nun 297. maddesine uygun ve tüm talepleri karşılayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken yukarıdaki kanuni düzenlemeler ve ilkeler dikkate alınmaksızın, bozma sebebi yapılmayan alacak kalemleri hakkında “hüküm tesisine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacının ve davalı …Ş.’nin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.