YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13082
KARAR NO : 2018/816
KARAR TARİHİ : 24.01.2018
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, şantaj
Hükümler : Beraat
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması, şantaj suçlarından sanığın beraatine ilişkin hükümler, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.11.2010 tarihli ve 2010/7-191-227 saylı kararında vurgulandığı üzere; hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkeme tarafından sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 326 ve 5271 sayılı CMK’nın 307/2. maddeleri uyarınca zorunludur. Savunma hakkının sınırlandırılamayacağı ilkesine dayanan bu zorunluluk uyarınca, sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmalıdır.
İncelenen dosyada, sanık hakkında kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması ve şantaj suçlarından kurulan 12.12.2011 tarihli beraat hükümlerinin, katılanlar vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 23.06.2014 tarihli ve 2013/27908 esas, 2014/15378 karar sayılı bozma ilamı ile “… Şikayete konu konuşmaları içeren adli emanetin 2010/14373 sırasında kayıtlı CD temin edilip, CD’de yer alan konuşmaların kimler arasında geçtiği, süresi, kaydedilme tarihi, tarafların yüz yüze konuşup konuşmadıkları ve konuşmaların içeriği açıklığa kavuşturulduktan sonra, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, sanığın beraatine karar verilmesi…” nedenine dayalı olarak bozulduğu ve bozmaya uyulmasına karar verildiği halde, bozmanın sanık aleyhine de olması karşısında, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 326/2. maddesine göre sanığın bozma ilamına karşı diyeceklerinin tespiti gerekirken, sanığa duruşma gününü bildirir davetiyenin bila tebliğ iade edilmesinin ve zorla getirme kararına da bila infaz yanıt verilmesinin ardından savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde yargılamaya devamla bozmaya karşı diyecekleri sorulmayan sanık hakkında yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.