Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2014/22436 E. 2015/24807 K. 09.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/22436
KARAR NO : 2015/24807
KARAR TARİHİ : 09.12.2015

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, iş akdinin haksız nedenle feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, gider avansı davacı tarafından 2 haftalık kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılmadığından dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Dava 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) döneminde 12.08.2005 tarihinde açılmıştır. Hatta daha önce verilen karar Yargıtay 9.Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur. Davanın açıldığı tarih itibariyle gider avansı alınmasına yönelik bir düzenleme mevcut değildir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nun 114/g maddesinde ise, gider avansı dava şartı olarak düzenlenmiştir.
HMK’nun harç ve avans ödenmesi başlıklı 120. maddesinde;
“(1) Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır.
(2) Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir.” hükmü getirilmiştir.
Anılan maddenin gerekçesinde ise: “Madde ile, dava açılırken yargılama harçlarının mahkeme veznesine yatırılması zorunluluğu düzenlenmiştir.
Maddede ayrıca, 1086 sayılı Kanunda yer almayan, yeni bir düzenleme yapılarak, her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın, avans olarak davacı tarafından dava açarken yatırılması zorunluluğu getirilmiştir. Bu avansın yetmemesi durumunda ise tamamlanması için davacıya kesin süre verileceği hususu hüküm altına alınmıştır.
Maddede yapılan bu düzenlemeyle, gerekli masrafların zamanında yatırılmamasından dolayı davaların gecikmesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır ”ifadelerine yer verilmek suretiyle, her türlü tebligat ücretleri, keşif giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri karşılayacak tutarın, avans olarak davacı tarafından dava açarken yatırılması zorunluluğu getirildiği vurgulanmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun delil ikamesi için avans başlıklı 324 maddesinde ise;
“(1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler.
(2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.
(3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır.” hükmü getirilmiştir.
Anılan madde gerekçesinde de: “Harç ve avans ödenmesi” başlıklı 125 inci maddede davacının dava masraflarının karşılığı olarak avans ödemesi öngörülmüştür. Bu avans, davacının delillerinin toplanması için yapılması gereken harcamaları da kapsar. Bu maddede ise daha çok davalının delillerinin toplanması için ödenmesi gereken avans düzenlenmiştir. Öte yandan davacının avansı yönünden “Dava şartları” başlıklı 119 uncu maddede hüküm getirilmiştir. Davacının avansı yatırmış olması dava şartlarındandır. Şu hâlde davacı avansının yargılamanın devamı sırasında yetersiz kalması hâlinde, uygulanacak hüküm, bu maddeden ziyade 125 inci madde hükmüdür…” ifadelerine yer verilmek suretiyle, gider avansının davacının dava masraflarının karşılanması amacıyla delil avansının ise daha çok davalının delillerinin toplanması amacıyla getirildiği vurgulanmıştır.
6100 sayılı HMK’nun basit yargılama usulüne tabi dava ve işler başlıklı 316/g maddesine göre: kanunlarda yer alan ve yazılı yargılama usulü dışındaki yargılama usullerinin uygulanacağı belirtilen dava ve işler.” düzenlemesi mevcuttur. Anılan madde gereği, İş Mahkemelerinde uygulanacak yargılama usulü basit yargılama usulüdür.
Basit yargılama usulünde; dava ve cevap dilekçesi dışında cevaba cevap (replik) ve ikinci cevap (düplik) dilekçeleri verilmez (HMK. 317/3). İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı dava açılması ve cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesi ile başlar (HMK 319), bu yargılama usulünde; dilekçeler aşaması, ön inceleme, tahkikat ve hüküm aşaması dışında, yazılı yargılamada olduğu gibi tahkikatın tamamlanmasından sonra sözlü yargılama için ayrıca bir aşama öngörülmemiştir. (Pekcanıtez/Atalay /Özekes. y.a.g.e, s. 736)
6100 sayılı HMK’nun 448.maddesine göre: “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır.” düzenlemesi yer almakta olup, anılan düzenlemeye göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal yürürlüğe girecektir.
Somut olayda mahkemece Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2010/17548 E. sayılı bozma kararına uyularak bozma ilamı doğrultusunda uyuşmazlık konusu olayda davacı tarafça iş harcamaları için yapıldığı iddia edilen 15.000,00 TL’nin nereye harcandığı konusunda davacının talimatıyla isticvap edilmesi istenmiş ve bu nedenle mahkemece 08.05.2013 tarihli ara kararı ile, 48,00 TL tebligat giderinin, 30,80 TL müzekkere giderinin, 15,00 TL tanıklık giderinin, 8,00 TL tebligat giderinin ve 25,00 TL talimat giderinin davacı tarafından iki haftalık kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırılmasına, aksi halde davanın reddolunacağının açıklanmasına dair karar alınmış ve bilahare süresi içerisinde masrafın mahkeme veznesine yatırılmadığı açıklanarak, 6100 sayılı HMK’nun 115/2.maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olayda dilekçeler aşamasının tamamlanmış olması ve HMK’nun 448.maddesinin açık hükmü karşısında davacı yönünden HMK’nun 120.maddesinin uygulanması mümkün değildir. Talep edilen masraflar davanın başında alınması gereken gider avansı değil, HMK’nun 324. maddesi kapsamında kalan delil ikamesi avansı olduğu açıktır. Delil avansının yatırılmaması halinde HMK’nun 114 ve 115. maddelerine göre değerlendirme yapılması olanaksızdır. (HGK’nun 12.12.2012T.,2012/9-1170 E.,2012/1172 K.sayılı kararı. )
Gider avansı dava şartı iken, delil ikamesi avansı dava şartı olarak nitelendirilemeyecektir. Delil ikamesi avansının verilen kesin süre içinde yatırılmaması davanın dava şartı yokluğu ile reddine neden teşkil etmez. Taraflar belirtilen sürede delil avansını yatırmazsa dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılır.
Mahkemece dosya kapsamındaki deliller bir değerlendirmeye tabi tutularak işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.