YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9227
KARAR NO : 2015/10939
KARAR TARİHİ : 22.04.2015
MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Borçlular vekili, diğer fesih nedenleri yanında satış ilanı tebligatlarının usulsüz olarak tebliğ edildiğini de ileri sürerek yapılan ihalenin feshini talep etmiş; mahkemece, yapılan yargılama sonucunda ileri sürülen fesih nedenlerinin yerinde olmadığından bahisle şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 12.maddesine göre; hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13.maddesine göre de; tebliğ yapılacak bu kişiler herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birisine yapılır.Tebligat adresinin borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı olması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde bu adrese 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. ya da 35/3. maddelerine göre tebligatın yapılması gerekir.Bununla birlikte; 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 16.maddesine göre; “Kendisine tebligat yapılacak şahıs, adresinde bulunmazsa tebliğ, aynı konutta oturan kimselere veya hizmetçilerden birine yapılır.” 4829 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle Tebligat Kanunu’nun 16.maddesinde yer alan “birlikte oturan ailesi efradı” ibaresi, “aynı konutta oturan kişiler” şeklinde değiştirildiğinden, muhatap adına kendilerine tebligat yapılacak aynı konutta oturan kişiler, aile fertleri, yakın ve uzak akrabalar veya hizmetçilerden biri olabileceği gibi, bu kimseler dışında kalan ancak muhatapla birlikte oturan diğer kimseler de olabilir. Muhatapla birlikte oturma şartının gerçekleşmiş sayılabilmesi için muhatapla aynı çatı altında oturmak yetmeyip, aynı daireyi paylaşmış olmak gerekir.Somut olayda, şikayetçi borçlulardan …’a gönderilen satış ilanı tebligatının, “aynı adreste birlikte yaşayan … şerhi verilerek adı geçen imzasına 27.03.2014 tarihinde tebliğ edilmeye çalışıldığı anlaşılıyor ise de; muhatabın tevziat saatinde orda bulunup bulunmadığı tespit edilmeden doğrudan … imzasına tebligat yapılması yukarıda anılan Tebligat Kanununun 16. maddesine aykırı olduğu gibi, aynı kanunun 23/9.maddesi gereğince tebliğ memurunun adı ve soyadının tebliğ mazbatasında bulunması zorunlu olduğu halde bu zorunluluğa da uyulmadığı anlaşılmakla tebligat bu yönden de yasaya aykırı ve usulsüzdür (Hukuk Genel Kurulu’nun 08/10/2008 tarih ve 2008/12-536 E.- 2008/574 K.sayılı kararı).Şikayetçilerden borçlu … Araçlar San. Tic. Ltd. Şti’nin ise icra dosyası kapsamına göre Ticaret Siciline kayıtlı adresi … Mahallesi … Caddesi … olduğu halde bu adres yerine, … Cad. … … adresinde” TK’nun 35/4 maddeye göre yapılan satış ilanı tebligat yasaya aykırı olduğu gibi, tebligat memurunun bu tebligatda da adı ve soyadı bulunmadığından TK’nun 23/9 maddesine de aykırı ve usulsüzdür.Borçlulardan … Tekstil Mefruşat San. Tic. Ltd. Şti’ne gönderilen satış ilanı tebligatında da posta memurunun adı soyadı yazmadığından adı geçen şirkete gönderilen TK 35. Maddeye göre yapılmaya çalışılan tebligat da yine 7201 Sayılı Kanunun 23/9 maddesine aykırı ve usulsüzdür. Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre, İİK’nun 127. maddesinde açıklanan yasal zorunluluğa rağmen borçlulara satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
O halde, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda şikayetçi borçlulara yapılan satış ilanı tebligatlarının usulsüz olduğu gözönünde bulundurularak ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi isabetsizdir.SONUÇ :Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.