Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3575 E. 2015/5886 K. 27.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3575
KARAR NO : 2015/5886
KARAR TARİHİ : 27.04.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/12/2014 tarih ve 2014/907-2014/451 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının taşıma aracılığından kaynaklanan cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalının bu ticari ilişki sonucu tahakkuk eden navlun bedellerini ödemediğinden aleyhine icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafın takibe haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ve takibin kaldığı yerden devamına, alacağın belirlenebilir olduğu da nazara alınarak alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yerleşim yeri … olduğundan yetkili icra dairesinin … İcra Daireleri olduğunu ve davaya yetkili mahkeme olan … Mahkemeleri’nce bakılması gerektiğini, davacı ile müvekkili arasında taşıma aracılığından kaynaklanan hiçbir ticari ilişkisi ve bu ilişkiye dayalı navlun borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin sadece satıcı firma adına ödeme yapan bir firma olup sözleşme tarafı olmadığından hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile müvekkili şirket lehine alacağın % 40’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliği itibari ile bir istisna akdi olduğunu, dava konusu alacağın navlun sözleşmesine dayalı bir alacak olduğu ve alacağın tazminat olarak vasıflandırılması gerektiği, bu haliyle yetkili mahkemenin HMK’nın 6.maddesi gereğince genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgahının bulunduğu … Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle, yetkisizlik nedeni ile dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, her ne kadar, takibin yapıldığı icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine birlikte itirazda; ilk olarak, icra dairesinin yetkili olup olmadığının incelenmesi gerekmekte olup, mahkemece bu husus gözden kaçırılarak hüküm kurulmuş ise de, bu yön temyiz edenin sıfatına göre bozma sebebi yapılamayacak olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle mahkeme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi..