Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2016/13741 E. 2016/11333 K. 22.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13741
KARAR NO : 2016/11333
KARAR TARİHİ : 22.12.2016

….

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davalı … yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden taraflar arasında yapılan protokol hükümlerinin onaylanmasına ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … ‘ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat ile alacak isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davalı … hariç davanın diğer taraflarının aralarında imzaladıkları tarihsiz ve ” Protokol ” başlıklı sulh sözleşmesinin 1, 2, 3, 5, 6, 7, 8 ve 9. maddelerinin yazılı olduğu şekilde onaylanmasına karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, taraflar arasında imzalanan sulh protokolünün 7. maddesi uyarınca tarafların birbirlerinden vekalet ücreti talep etmeyecekleri kararlaştırılmış olduğuna göre davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir, Reddine.
Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; 492 Sayılı Harçlar Yasası, harcın alınmasını veya tamamlanmasını yanların takdirlerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetileceği düzenlenmiş ve buyurucu nitelikteki 30. ve 32. maddelerinde ise yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmıştır.
Öte yandan, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22. maddesinde ‘’ Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olaya gelince, taraflar arasında imzalanan sulh protokolün içeriği ile taşınmazların değeri ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22. maddesi gözetilerek hesaplanacak harcın davacı ve davalı … dışındaki diğer davalılardan yarı yarıya alınması gerekirken tüm harcın davacıdan alınmasına karar verilmesi hatalıdır.
./..

Ayrıca, her ne kadar davacı vekili 21/11/2013 tarihli dilekçesi ile davalı … yönünden davadan feragat ettiğini bildirmiş ise de, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Hâl böyle olunca, taşınmazların değeri ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22. maddesi gözetilerek hesaplanacak karar ve ilam harcının davacı ve davalı … dışındaki diğer davalılardan yarı yarıya alınması, davacı asile tebligat çıkarılarak duruşmaya davet edilmesi, davacı asil hazır bulunduğunda davalı … yönünden feragate ilişkin beyanının alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Davacı vekilinin temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 22.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.